Seftalili Pasta


Günler sicak diye pasta yapmamak olmaz degil mi ya! Elbette yapacagiz, yapacagiz ama biz yemeyecegiz..... Gittigimiz yerlere hediye olarak götürecegiz ve eger ikram ederlerse "belki kücük bir dilim" diyerek kibarlik gösterecegiz.... Eminim böyle pasta yapmaya yengemmmm bile itiraz etmez... Efendim, hava sicak, bilgisayar basinda fazla oturmak ta zararli, bu yüzden hemen tarife geciyorum... Pastamin sadece krema tarifini, resimde gördügünüz gibi Dr.OETKER`in Pasta kitabindan aldim.

Pandispanyasi ise, her zaman kullandigim, sevgili Selin Caglayan`in yayimladigi ve beni hic yaniltmayan tarif;
4 yumurta (sarı ve beyazlarını ayırın.)1/2 çay bardağı su
1 çay bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı buğday nişastası
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Kremasi icin;400 gr. krema. (ben %20 yagli kullandim)
250 gr. tam yagli süzme yogurt veya Philadelphia peynir
1 paket krema sertlestirici
75 gr. toz seker
1 paket vanilya
5-6 adet küp küp dogranmis seftali
1 paket acik renk jöle

Ayrica katlarin arasini islatmak icin sütle inceltilmis seftali receli

Hazirlanisi;Yumurta sarilarini ve şekerimizi mikserle yüksek devirde yaklasik 5 dakika çirpalim. Su, süt, nişasta ve vanilyamizi ekleyip çırpmaya devam edelim. En son un ve kabartma tozumuzu da ekleyip, düşük devirde 1 dakika kadar daha çırpalim. Başka bir kapta yumurta beyazlarını bir fiske tuz ilavesiyle bembeyaz olana ve kabı ters çevirdiğinizde dökülmeyecek şekilde sert kıvama gelene kadar yüksek devirde çirpalim. Çırpılmış yumurta beyazlarını hamura ilave edip spatula ya da tahta kaşigimizla yavaşça, yumurta beyazlarını fazla söndürmeden karistiralim. Ve 26 cm.lik kek kalibimiza dökelim. Önceden 170 dereceye isittigimiz fırında 40-45 dakika pisirelim. Firindan alip biraz sogumasini bekledikten sonra, kenarlarini biçakla kaliptan ayiralim. Ve mümkünse bir gün sonra kullanilmak üzere sogumaya birakalim.

Kremanin hazirlanmasi; Kremamizi, krema sertlestiricisi, vanilya ve toz sekerimizle güzelce cirparak koyulastiralim. Peynirimizi katalim. Güzelce karistirdiktan sonra kullanilmaya hazir hale gelmistir.
Simdi kekimizi 2 veya 3 parcaya ayiralim. Öncelikle etrafina cember gecirelim ki rahat calisabilelim. Katlari, sütle inceltilmis seftali receli ile islattiktan sonra aralarina bolca krema ve küp küp dogradigimiz seftalilerimizi yayalim. En üst kata sadece incecik bir krema sürüp dilimlenmis seftalilerimizi dizelim ve paketi üzerindeki tarifine göre hazirladigimiz jölemizi dökelim, istedigimiz gibi dekore edelim.
Herkeslere Afiyetler olsun...

BROKOLI SALATASI



Eeeeeee, saniyormusunuz ki biz hep acma, börek, pasta yiyiyoruz??? Tabii ki HAYIRRRR...

Onlardan arta kalan zamanlarda saglikli sebzeler de yiyiyoruz.... (Bu sözüm, "pastalari yiyip yiyip kilo aliyorsun" diyen Sevgili Yengemeeeee...."Yengemmmm, bak bugün hamurisi yokkk). Isin sakasi bir yana ailecek en sevdigimiz sebze Brokoli... Ama yalnizca salatasi.... Bir de gayet seyrek olarak corbasi... Bugün de "ne pisireyim" diye düsünürken aklima bu saglikli salata geldi. Yapimi gayet kolay ve de cok lezzetli.... Yaninda ne mi var? Onu simdi söylemeyeyim... Malum! Yengem...

Evet, brokolilerimizi, öncelikle ufak parcalara ayirip yikadiktan sonra kaynayan tuzlu suya atiyoruz ve sanki rafadan yumurta pisirir gibi basinda bekliyoruz. En fazla 4 dakika sonra bir kevgir yardimiyla, buz gibi su doldurulmus bir kaba aliyoruz. Böylelikle renkleri degismiyor... Servis tabagimiza yerlestirdikten sonra, üzerine kavrulmus file bagdem ve susam serpistirip biraz da (arzuya göre) misir ekliyoruz. Ayri bir yerde sosu icin bir dis sarimsagi dövüyoruz ve yarim limon suyu, 3-4 yemek kasigi zeytinyagi, tuz ve karabiber ile karistiriyoruz. Servis zamani sosumuzu güzelce (her brokolinin üzerine gelecek sekilde) salatamizin heryerine kasik kasik dagitiyoruz ve afiyetle coluk cocuk yiyiyoruz...

Sizlere de Afiyet Olsun diyor, iyi aksamlar diliyorum.

Misafir Sofrasi

MISAFIRIM VARDI!



Dün aksamüstü, cok sevgili Almanca ögretmenim ve beyi ziyaretimize geldiler. Onlari memnun edebilecegini umdugum bir menü hazirlamaya calistim. Yaslari ortanin üzerinde oldugu icin cesidi az tuttum... Peynirli böregim, mayali hamurdan acmalarim ve kiymali pizzalarim, saksukam ve yaninda naneli yogurtla waffel makinesinde hazirladigim mücverim beni utandirmadilar... Tuzlulardan sonra servis yaptigim Visneli Turtam (Hansen-Jensen) ise Alman Mutfagi`ndan oldugu icin daha bir ayricalikli ilgi gördü... Ama yaptigimiz sohbet hepsinden daha lezzetliydi... Sagol, varol canim ögretmenim....

Yukaridaki menünün tariflerini "peynirli börek ve saksuka haric" daha önceden yayimladigim icin tekrar vermiyorum.


Sevgi ve saygilarimla huzurlu bir pazar günü diliyorum.
CILEKLI PARFE

Buzlugumdaki yarim kalmis vanilyali ve cilekli dondurmalarimi degerlendirebilmek amaciyla yaptim bu parfeyi. Sicak günlerde misafirlerimize ikram edebilecegimiz en dogru secim bence. Tarifine gecmeden önce, fotograflar üzerindeki buzlar icin özür dilerim. Resimleri cekmeden 5-6 dakika beklemeliydim, ki parfe biraz cözülsün, kendine gelsin... Ama her zamanki karakteristik özelligim olan sabirsizligim yine öne cikti...

Tarifime gelince; 300 gr. kremami önce bir güzel cirpip katilastirdim, yarisini, yaklasik yarim saat disarida bekleyen yarim kilo kadar vanilyali dondurmamla bulusturdum. Icine strec dösenmis kalibimin altina ve yanlarina önce dilimlenmis cileklerimi dizip, üzerine dondurmali karisimi yaydim. Daha sonra, kalan cirpilmis kremami, yine disarida bekleyen cilekli dondurmamla ve parca cileklerle karistirip, onu da, vanilyali dondurma karisiminin üzerine yaydim ve bolca cikolata kiriklari serpistirdim, en üste de bir sira vanilyali bisküvi dizdim ve strecle bir güzel sarip buzluguma kaldirdim. Yaklasik 3 saat kadar beklettikten sonra, kalibimi ters cevirerek, parfemi servis tabagina aldim ve dilimleyerek servis yaptim.
Hazirlanmasi cok kolay, ama lezzeti sahaneydi...
Hepimize Afiyetler olsun...
KARNE HEDIYESI

Birtanem oglum bugün hayatinin ilk karnesini aliyor ve ikinci sinifi bitiriyor(burada karne ikinci siniftan itibaren veriliyor). Bu yüzden oldukca heyecanli. Sirf o mu? Bütün sinif heyecandan ölüyor... Görmelisiniz o minikleri...

Ya anne, baba olarak bizler, ya diger veliler! Bu her anne, baba icin böyle.... Her ne kadar belli etmesek te, bizler daima cocuklarimizdan daha heyecanli oluyoruz böyle durumlarda. Hele ben, hic saklayamam hemen aglamaya baslarim. Artik yaslandim mi ne? Neyse efendim, uzatmayalim, bir nebze olsun cocuklarin heyecanlarini yatistirabilirim düsüncesiyle, bu konuda uzmanlasmis arkadaslarimizin sitelerinden okuyup, ögrendigim bilgilerimi pratige gecirerek, hayatimin, ilk SEKER HAMURU KAPLAMALI KURABIYELER`ini yapmaya calistim.







Fakat gördüm ki bu is hic te sandigim kadar kolay degil ve hic de tahmin etmedigim kadar zevkliymis... Ilk firsatta bu konu üzerine bir kurs bulmaliyim. Ne yazik ki yasadigim sehirde böyle kurslar yok.... Bu yüzden Kasim-Aralik gibi memleketime gelerek bu konuda egitim almak istiyorum
.

Kurabiyelerimi ve Seker Hamurumu "Hanimis" Isil hanimin
http://hanimis.blogspot.com/2007/02/kalpli-portakall-kurabiye-buketi.html "Portakalli Kurabiye" tarifine göre yaptim... Tadi enfesti.... Cok tesekkürler Isil Hanim.... Seker Hamuru yapiminda ise oldukcadan fazla zorlandim. Yogurmak ve kivamini tutturmak cok zordu. Ve hos, tam beceremedim zaten... "Yapmak istedigim kadar degil, yapabildigim kadar" oldu. Dedim ya bu konuda katetmem gereken daha cokkkk yol var...

Ama elimdeki kurabiye kovasini gördüklerinde, oglumun ve diger cocuklarin gözlerindeki coskuyu, sevinci anlatmama imkan yok. Iste o an dünyalar benimdi... Benden mutlu yoktu... Tüm yorgunluguma degdi bu gülücükler?

Canlarim benim... Gözlerinizdeki bu gülücükler, yüzünüzdeki bu isiltilar hic solmasin.....
Sevgili TÜM COCUKLARIM benim.

REGAIP KANDILINIZ MÜBAREK OLSUN

Bu gece, mübarek üç ayların müjdecisi olan Regaip Kandili’ni idrak edeceğiz. Bu mübarek gecenin, Türk ve İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Rabbim hepimizin kalplerindeki dualarini kabul etsin....

Saygi ve Sevgilerimle....

Pirasali Mücver

Bugün, birtanemin istegi olan Pirasali Mücver yapmaya karar verdik. Verdik diyorum ama karari, o daha okuldayken vermis... Gelir gelmez önlügünü taktigi gibi daldi mutfaga... Bir baktik ki dolabimiza, kabak yok.... "Eeeee ne yapacagiz simdi" diye suratlar asilirken, gözüm sebzelikte kalmis pirasaya takildi... Durur muyum hic... Hemen basladim pirasami güzelce yikadiktan sonra ince ince dogramaya....

Canimin ici söylenedursun "pirasadan mücver olurmuymus" diye, ben hic istifimi bozmadan devam ettim hazirliklarima... Sonrasinda ne mi yaptim.... Tarifi asagida;

SEKERPAREM

Bugün, tatli yiyelim, tatli yazisalim diye düsünürken en az üc, dört basarisiz tarif denemesinden sonra artik vazgecemeyecegim SEKERPARE tarifime nihayet kavustum. Inanin yiyen bir pisman (kilolardan), yemeyen ise bin pisman.... Bu karma bir tarif... Yani deneme, yanilma yoluyla en güzelinin bu olduguna kanaat getirdigim bir Sekerpare. Umarim sizler de begenirsiniz!

Hamur icin;

250 gr. Tereyag
1 cay bardagi pudra sekeri
2 yumurta (birinin sarisi üzerine)
2 yemek kasigi irmik
2 yemek kasigi hindistan cevizi
1 pk.kabartma tozu
Aldigi kadar un

Serbeti icin;

6 su bardagi (200 gr.lik) su
3 su bardagi seker
1/2 limon suyu
1 pk.vanilya

Hazirlanisi; Öncelikle soguga yakin olarak dökecegimiz serbetimizi hazirlayalim. Bunun icin suyumuzla sekerimizi önce yüksek, sonra kisik ateste kaynatalim, arada köpüklerini alalim. Icerisine limon suyumuz ve vanilyamizi kattiktan sonra atesi kapatalim. Koyalim bir kenara ki soguyadursun....
Diger tarafta, tereyagi ile pudra sekerimizi güzelce köpürtelim. Sonra icine yumurtalarimizi katip karistirmaya devam edelim. Ayri bir kaba unumuzun iki bardagini, kabartma tozu ile eleyelim ve irmik ile hindistan cevizini da katip söyle bir karistirarak, yumurtali karisima ekleyelim. Kulak memesi yumusakliginda bir hamur haline gelene kadar, elenmis un ekleyerek yogurmaya devam edelim. Baktik ki ele yapismiyor, ceviz büyüklügünde parcalar koparip oval sekiller vererek tepsimize dizelim ve üzerlerine yumurta sarimizi sürüp, catalimizla hafifce cizdirelim.... Ve 170 dereceye isitilmis firinimiza verelim. Yaklasik 30-35 dakika kadar (üzerleri kizarincaya kadar) pisirelim.
Firinimizdan aldiktan 2-3 dakika sonra sekerparelerimizin üzerine ilinmis serbetimizi dökelim. ve üzerini baska bir tepsiyle kapatarak en az 3-4 saat, hatta bir gece bekletelim. Unutmayalim ki sekerpareler durdukca güzellesirler, hele bir de servis öncesi buzdolabimizda biraz sogutulursa....
Hepimize Afiyetler olsun...

UN KURABIYESI

Bugünkü menüyü, benimle birlikte bu blog isine gönül koymus olan oglum secti. Efendim, cani uzun süredir un kurabiye istiyormus, yapabilirmiymisim?.... Canimin ici benim, sen istersin de ben yapmaz miyim? Derhal efendim....


Tarifi klasik un kurabiyesi; yani yag-pudra sekeri-un.... Bakar misiniz hepsi de nasil "kilo... kilo.... kilolarrrrrr" diye bagiriyo.... Gel de simdi yeme... Ama iki taneden fazla yemeyecegim...

Ölcüler; (ben ogluma kadar yaptigim icin yarim ölcü kullandim.)

150 gr. Tereyag
3 kahve fincani Pudra sekeri
aldigi kadar un

Öncelikle tereyagimi eritip, suyunu ayirdim ve tekrar dondurdum... Sonrasinda ise pudra sekerimle güzelce karistirip, ele yapismayacak bir hamur haline gelene kadar, azar azar un ekledim. Oklava kalinliginda seritler haline getirip, bir lokmalik sekilde kestim ve firin tepsime dizdim. Önceden 150 dereceye isitilmis firinima koyup 15 dakika sonra, isiyi 130 dereceye düsürdüm. Yaklasik 40 dakika kaldilar firinimda, baktim renkleri beyazdan beje gecis yapacak gibi, hemen cikardim tepsilerimi disari... Sonrasinda üzerine güzelce pudra sekerimi serptim. Ve soguyunca servis tabagima dizip, fotograflarini cektim. Haaa bu arada oglumdan tam not aldim, 5-6 tanesi aninda gitti.....

Hepimize afiyet olsun...

TIRAMISU

Bugün aldigim iki özel istek üzerine her zaman yaptigim ve lezzetinde beni hic üzmeyen Tiramisu`mun tarifini vermeye calisacagim. 



Öncelikle belirtmeliyim ki, Tiramisunuzu servis edeceginiz günden mutlaka en az 24 saat önce hazirlamalisiniz. O, buzdolabinizda keyifle bir gün bekletilmeli... Aksi takdirde aradiginiz lezzeti yakalayabileceginizden emin degilim. Simdi gecelim tarife;

Pandispanyasi icin;2 adet yumurta
1/2 su bardagi toz seker
1/2 su bardagi sivi yag
1/2 su bardagi süt
1 su bardagi + 1 yemek kasigi un
2 cay kasigi kabartma tozu(tepeleme)
2 yemek kasigi kakao

Muhallebisi icin;1 lt.süt
4 yemek kagisi (dolu dolu) un
1 su bardagi toz seker
1 yumurta
bir paket Labne peynir
1 paket vanilya

Ayrica, kekimizi islatmak icin 3/4 su bardagi ilik su, 2 yemek kasigi nescafe
Öncelikle, yumurtalarimizi, sekerle yaklasik 7 dakika cirpalim. Daha sonra sivi yag ve sütümüzü ekleyelim. Ayri bir kaba unumuzu, kabartma tozu ve kakao ile eleyelim ve yumurtali karisima tahta bir kepceyle yavas yavas ekleyerek karistiralim. Önceden yaglayip, kagidimizi yayarak hazirladigimiz 26 cm.lik kalibimiza dökelim. Ve 170 dereceye isitilmis firinimizda yaklasik 30 dakika pisirelim. Firindan aldigimiz kekimizi bes dakika beklettikten sonra kalibindan cikarip ters olarak firin telinin üzerine cevirelim ve iyice sogumasini bekleyelim. Iyice sogudugundan emin olduktan sonra kekimizi ortadan güzelce ikiye ayiralim. Eger isterseniz komple de kullanabilirsiniz ama bana göre biraz kalin oluyor. Bu yüzden iki kata ayiralim ve birini daha sonra kullanilmak üzere saklayalim....
Diger tarafta kekimizin soguma asamasinda kremamizi hazirlayalim. Bunun icin sütümüzün icine sekerimizi, unumuzu, yumurtamizi katalim ve ocaga koymadan önce cirpma telimizle güzelce karistiralim. Sonra ocaga koyup muhallebi kivamina gelene kadar cirpma teli ile karistirmaya devam ederek orta ateste pisirelim. Muhallebi koyulasinca atesten alip icine vanilyamizi katalim ve kabuk tutmamasi icin ara ara karistirarak sogumasini bekleyelim. Ve sogumus olan muhallebini icine peynirimizi katip mikserle 3-4 dakika orta ayarda cirpalim.
Tiramisumuzu yapmak üzere cukurca bir kalip secelim. Icini kenarlarindan oldukca sarkacak sekilde strecle kaplayalim ve strecin üzerine kakao eleyelim.... Ve Yavasta muhallebimizi dökelim. Kekimizi, hazirladigimiz nescafeli su ile güzelce islatalim, bulundugu yerden yavasca kaldirarak, muhallebinin üzerine yerlestirelim. (Ama siz isterseniz önce kekinizi cukurca bir kaba yerlestirip, islatip, sonra muhallebisini dökebilirsiniz... Eger fotograftaki gibi olsun isterseniz, anlattigim sekilde yapmalisiniz..) Kenarlardan sarkan srecle kekimizi paketleyelim. Gerekirse bir kat daha strecle örtüp bir gün bekletilmek üzere buzdolabimiza kaldiralim. Kullacagimiz zaman, sevis tabagimiza ters cevirerek cikartalim ve üzerine tekrar bolca kakao eleyelim.... Sevgilerimle, afiyetler olsun...

Visneli Pasta (Hansen Jensen Torte)

Bu pastayi sevgili esime Babalar Günü hediyesi olarak hazirlamaktan büyük bir keyif duydum. Ve bu vesileyle "BÜTÜN BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN" diyorum.


Pandispanya icin;
100 gr. Tereyag
100 gr. Toz seker
4 adet yumurta sarisi
1 Paket Vanilya
125 gr Un
½ Paket Kabartma tozu

Beze icin;
4 adet yumurta beyazi
150 gr Toz seker
80 gr File Badem

Krema icin;
400 ml. Krema
2 Paket Krema Sertlestirici
60 gr. Pudra sekeri
1 kavanoz Visne
2 Paket kirmizi jöle

Ayrica;üzeri icin pudra

Hazirlanisi;
Tereyagi ile sekerimizi ve vanilyamizi cirpiyoruz, tek tek yumurta sarilarini ekliyoruz. Unumuz ile kabartma tozunu karistirip, eleyerek yumurtali karisima ekliyoruz. Hamurumuzu esit ölcüde ikiye ayiriyoruz. 2 adet 26 cm.lik yaglanmis kek kalibimiza döküyoruz. (kati bir hamur oldugu icin spatulamizla üzerini düzgünlestirelim) Önce hamurumuzun bir tanesini 180 dereceye isitilmis firinimizda yaklasik 20 dakika (herkesin firini farkli oldugundan pisme esnasinda yanindan ayrilmayin) pisiriyoruz. Pisme esnasinda ayri bir kapta yumurta beyazlarini seker ile güzelce cirpiyoruz. Taki kabi ters cevirdiginizde dökülmeyecek hale gelene kadar. Hazir olan bezeyi kenarda bekleyen ikinci hamurun üzerine yayiyoruz, üzerine de bademlerimizi serpistirdikten sonra onu da firina veriyoruz ve yaklasik yine 20 dakika bademlerimiz hafif kahverengi olana kadar pisiriyoruz. Firindan cikarttigimiz keklerimizden bezeli olanini hemen 10-12 veya istediginiz kadar parcaya kesiyoruz ki servis esnasinda kesim islemi kolay olsun. Diger keki bütün birakiyoruz. Ve her iki kekin de iyice sogumasini bekliyoruz. Sonrasinda keklerimizden bütün olanini cemberimize koyuyoruz. Diger tarafta jölelerimizi 500 ml. visne suyu ile paket üzerindeki tarife göre hazirliyoruz ve icine visne tanelerini de atarak cemberimizdeki kekimizin üzerine döküyoruz ve sogumasini bekliyoruz. Onlar orada soguyadursunlar biz kremamizi, krema sertlestiricisi ve pudra sekeri ile cirpiyoruz ve soguyan jölemizin üzerine yayiyoruz.... (Jöle iyice sogumus olmali, mümkünse buzdolabinde bir ssat kadar). Son olarak dilimledigimiz bezeli kek katimizi da en üste yerlestiriyoruz.

Tekrar buzdolabina kaldirdigimiz turtamizi servis yapacagimiz zaman cemberinden cikartiyor ve bir parca pudra sekeri serpistiriyoruz ( ben pudra sekeri serpmedim).
Bu pasta Almanlarin favori pastalarindan biri... Ama ben en kisa zamanda bu tarifi buzluguma kaldirdigim cileklerimle deneyecegim.... Taktim bir kere cilege...

Herkese afiyetler olsun.

CARSAF BÖREGI


Börek isinde oldukca acemiyim... Pasta, kurabiye vs. yapimina elim yatkin, hele pasta dekorasyonu isine bayiliyorum. Ama gel gelelim yufka acmak yokmu, iste o cok zor benim icin... Elim bir türlü alisamadi o oklavayi tutmaya... Nerede annecigimin oklavasiyla 40 kat olarak hazirladigi o baklava yufkalari, nerede benim oklava tutusum... Hele bir denemeye göreyim... Inanin bir hafta avuclarim icleri agriyor.... Ama su carsaf böregini ögrendim ögreneli oklavalari aksesuar olarak duvara astim. Allah razi olsun beni gibiler icin o tarifi verenlerden, ögretenlerden....






Carsaf Böregini iki yil öncesinde kadar hic tatmamistim. Sadece ismini duyardim esimden, o da, teyzesinin kücüklügünde carsaf üzerinde bir börek yaptigini ve tadini hic unutamadigini söyler dururdu... O lezzeti oldukca özlemis olmali ki, internet üzerinden arastirmalara basladi. Ve günün birinde beni heyecanla yanina cagirarak YouTube`da buldugu bir videoyu seyrettirdi.... Baktim ki bir teyze Carsaf Böreginin yapilisini ögretiyor... Heyecanla seyrettik.. Ben, icin icin bunu yapmamin imkansizligini düsünüp dururken, esim bunu, benim de mutlaka denemem gerektigini söylüyordu.... Ne mi oldu, ertesi sabah ilk is beraberce mutfaga girdik... Ve teyzenin tarifini denedik... Sonuc? Sonuc yukaridaki fotograflarda görünmüyor mu? Sagolasin teyzecigim.....

Fotograflar benim ilk yaptigim carsaf böregim.... Sonrasinda defalarca yaptim, hem de her seferinde tek basima.... Nasil mi yapiyorum?

1kg. unu yogurma kabima eliyorum... Üzerine bir yemek kasigi kadar tuz kattiktan sonra yavas yavas su eklemeye basliyorum. Kulak memesi yumusakligina gelinceye dek ekliyorum suyu... Güzelce yogurduktan sonra 5 parcaya ayiriyorum... Portakal büyüklügünde oluyor bezeler... Sonrasinda merdaneyle pasta tabagi büyüklügünde aciyorum. Bir kenara koyup üzerini sivi yagla güzelce yagliyor ve bir strec örtüyorum (ki üst üste koyacagim hamurlar birbirlerine yapismasinlar) ve digerlerini aciyorum, yine yagliyor ve strecliyorum. 5 beze de bitince isin en zevkli kismi basliyor. Bu sefer geciyorum salonuma.... Yemek masamin üzerine temiz bir masa örtüsü seriyorum... Ilk hamurumu elime aliyor ve döndüre döndüre biraz büyütüyorum, sonra masa örtüsünün üzerine koyarak yavas yavas cekistirmeye basliyorum, tabii bu arada uzaktan beni seyreden deli saniyordur, cünkü hamuru büyütebilmek icin durmadan masanin etrafinda dönüyorum. Arada yirtilmalar olabiliyor ama bu moralimi bozmuyor. Hamurumu, altina konan bir gazete yazisi okunabilecek kadar inceltiyorum. Bu islem yaklasik 10 dakikami aliyor. Inceltme isi bitince, eger kenarlarda tam incelmeyen kalinliklar kaldiysa onlari bicagimla güzelce cikariyorum ve komple hamurum üzerini fircami silkeleyerek siviyagla yagliyorum ve ic malzemesini (fotograftaki böregim ispanakli-beyaz peynirli) heryerine esit olarak dagitiyorum. Eveeeett esas zevkli kisim simdi, önce carsafin bir tarafindan hafifce kaldiriyorum, hamur ortaya kadar hoooppp yuvarlaniveriyor, sonra diger taraftan... Hic kesmeden basindan tutarak spiral seklinde sariyor ve kagit serdigim tepsime aktariyorum... Bes bezeyle fotograftaki gibi bir tepsi, bir de daha kücük tepsi börek hazirlaniyor. Tepsi dolunca üzerine yogurtlu-yumurtali karisimimi sürüp, (eger kitir kitir olsun istiyorsaniz sadece sivi yag sürün) cörek otu serpistiriyor ve 170 dereceye isitilmis firinimda alti ve üstü kizarana kadar (yaklasik 30 dakika) pisiriyorum.

Afiyet Olsun....

Cileklere Veda

Cilek, yaz aylarinin vazgeçilmez meyvesi. Faydalari saymakla bitmez.
Cilek hakkinda bilinmeyenler; Cileği beslenme listemize eklediğimizde, vücudumuza olan yararlarinin yani sira bağişiklik sisteminizi de güçlendiriyor.
Faydalarini siralayacak olursak; Cilekler, C vitamini içeren besin zincirinde ilk siralarda yer aliyor. Antioksidan ve bitkiözleri yüksektir. Kirmiziligi koyulaşan cileklerin antioksidan özelliğinin daha fazla olduğunu saniliyor. Hücrelere zarar veren, kanser türlerine neden olan serbest radikallere karşi koruyucu...C vitamininin yani sira, mükemmel bir folik asit, manganez, potasyum, roflavin, B5 ile B6 vitamini, magnezyum, omega-3 yağ asiti, bakir ve K vitamini kaynaği..Tek kusurlari çabuk bozulmalari. Bu yüzden bir iki gün içinde tüketilmesi gerekiyor. Cilek zamaninda bu nadiren sorun oluyor. Fakat yilin diğer zamanlarinda tüketmek için derin dondurucumuza cilek koyabiliriz. Diğer meyvelerin tersine cilekler toplandiktan sonra daha fazla kizarmaya, olgunlaşmaya devam etmez. Bu nedenle koyu kirmizi, bol çekirdekli, tarlada yetiştirilmiş cilekleri tercih edin...




Cilek ile ilgili yaptigim bu minik arastirmadan sonra, tarlamiza, son kez dün gittik oglumla ve bir saatlik ugras sonunda ancak üc kilo kadar cilek toplayabildik.... Artik bitmislerdi ve seneye Haziran ayina kadar sevgili tarlamiza el sallayarak döndük evimize... Haa, evet marketlerde asla tükenmeyecek biliyoruz ama onlar bizim cileklerimiz gibi olamazlar ki... Bakarmisiniz veda pastasindaki cilekciklerimizin suratlarina, her biri baska bir ifade takinmis.... Üzgünler mi desem, saskinlar mi!

Bu pratik pastayi yapabilmek icin öncelikle marketten hemen iki adet hazir yumusak turta keki satin aldik. Bu sekli epey uzun zaman önce bir sitede görmüstüm ama simdi hatirlayamiyorum.... Bu yüzden özür dilerim. Hatirladigim sadece sekil... Gerisi kendi bilgilerimle hazirlandi ama sonuctan ailecek memnun kaldigimiz icin bu pasta da "yayinlanmaya deger"ler grubuna girdi.
Malzemeler;
2 adet hazir Turta keki
1/2 kg. kadar orta boy cilek
80 gr. bitter cukulata
200 gr. Mascarpon peyniri
50 gr. seker
1 paket vanilya
3 yemek kasigi limon suyu
250 ml. krema
2 paket krema sertlestirici
Hazirlanisi; Öncelikle turtalardan birinin cevresini keskin bir bicakla güzelce kesiyoruz. Yani elimizda sadece cember kismi kaliyor... Bu cemberi tam olan diger turtanin üzerine oturtuyoruz ama önce biraz recel sürüyoruz ki yapistirici etkisi olsun.... Daha sonra islatmadan cileklerimizin 14-15 tanesini ayirip digerlerini turtanin üzerine bütün bütün diziyoruz ve hazirladigimiz kremayi döküyoruz.... Hemen buzdolanbina kaldiriyoruz... 2 saat kadar sonra üzerine ayirdigimiz cileklerimizi cikolata sosuna batirip diziyoruz ve üzerlerine istedigimiz gibi suratlar yapiyoruz....
Krema; Peynir ve sekerimizi öncelikle güzelce karistiralim. Icine limon suyumuzu ve vanilyamizida ekleyelim. Diger tarafta kremamizi, sertlestiricilerle cirpalim ve peynirli karisimimizla bulusturalim....
Herkese afiyetler olsun...
Sevgilerimle

MISAFIRLIKLER

Gecen hafta misafirlerim vardi... Böyle günlerde, bol kalorili misafirlikler pisirmeye bayiliyorum. Firsat bu firsattir deyip ben de yiyiyorum cünkü... Hemde vicdan azabi cekmeden. Milföy de yagli hamur olusuyla, bu kalorili gidalar sinifina giriyor... Tam bir tembel isi olan böregimin ici kabak-havuc ve peynir karisimli.


Kisaca anlatmam gerekirse, jülyen kesilmis kabaklari ve havuclari kücük bir sogan ile güzelce kavuruyoruz ve tuzunu, biberini ekledikten sonra icine bir su bardagi kadar istediginiz bir cesit peynir katiyoruz (ben kaser rendesi kattim). Tamamen soguduktan sonra istedigimiz yerde kullanabiliriz.


Tabii tariflerini daha sonra verecegim börek cesitleri kesmemis olacak ki beni, bir de kisir yaptim yanlarina.... Ama sanirim kisiri anlatmama gerek yok... Onu bilen biliyooooo!!!! Ama bilmeyenler icin; 2 su bardagi ince bulgurumuzu üzerine bir parmak cikacak kadar kaynar suyla islatiyor ve üzerini kapatip, yarim saat bekletiyoruz... Bulgur sisip, kabardiktan sonra icine bir yemek kasigi aci biber salcasi, bir yemek kasigi domates salcasi, tuz, karabiber, biraz kimyon, biraz kuru nane ve toz kirmizi biber katip güzelce elimizle yoguruyoruz. Yalniz cok cok ezmeyin... Sonrasinda bir limonun suyunu ve 2-3 yemek kasigi kadar da nar eksimizi ve yarim su bardagi kadar zeytinyagimizi koyuyoruz... Son olarak önceden ince ince dograyarak hazirladigimiz 5-6 adet taze sogan, bir demet maydanoz, yarim demet dereoto ve taze nanemizi de katip söyle bir karistirdik mi bu iste bitmis demektir....


Afiyet olsun tüm sevenlere....

Cilekli - Beyaz/Siyah Cikolatali Pasta

Kitaplardan ve yemek sitelerinden denemelerim devam ediyor... Bu denemeleri dostlarimin dogum günlerine denk getirmeye calisiyorum ki, yemek zorunda kalip, kilolarimi üst üste eklemeyeyim. Bu pastada denemeye calistigim sey, etrafindaki bant. Calismasi oldukca zevkli ama cok sabirli olmali insan.... Sabir deyince akar sular duruyor karsimda.... Yani o kadar sabirsizim.... Hersey biran önce oluversin istiyorum ve sonuc, dogal olarak her zaman mükemmel olmuyor.... Güya bu calismamda da siyah üzerine beyaz puantiyelerim olsun istedim.... Ama gördügünüz gibi isim veremedigim sekillerim oldu sonucta....




Bu pasta, Isil hanimin CENUAZ (Genoise) & ÇİLEKLİ ÇİKOLATALI PASTA`sinin cok kötü bir kopyasi. Sadece ve sadece banti görüp yola ciktim fakat o an farkettim ki daha bir firin ekmek yemem lazim. Ama bu sayede sevgili Isil hanimdan da, Zinnur hanimdan da cok degerli bilgiler ögrendim. Sagolun, varolun, isin detaylarini en ince ayrintilarina kadar anlattiginiz icin. Elimdeki malzemenin eksikligi ve dogal olarak fazla pratigim olmadigi icin, resimdeki pastayla yetinmek zorunda kaldim... Ama yilmiyorum ve denemeye devam diyorum.


Pastamin tarifine gelince;
Pandispanya icin;

4 yumurta (sarı ve beyazlarını ayırın.)
1/2 çay bardağı su
1 çay bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı buğday nişastasi
1 paket kabartma tozu1 paket vanilya
Hazirlanisi;

Yumurta sarilari ve şekerimizi mikserle yüksek devirde yaklasik 5 dakika çirpalim. Su, süt, nişasta ve vanilyamizi ekleyip çırpmaya devam edelim. En son un ve kabartma tozumuzu da ekleyip, düşük devirde 1 dakika kadar daha çırpalim. Başka bir kapta yumurta beyazlarını bir fiske tuz ilavesiyle bembeyaz olana ve kabı ters çevirdiğinizde dökülmeyecek şekilde sert kıvama gelene kadar yüksek devirde çirpalim. Çırpılmış yumurta beyazlarını hamura ilave edip spatula ya da tahta kaşigimizla yavaşça, yumurta beyazlarını fazla söndürmeden karistiralim.
Hamurumuzu yağli kağitla kapli 26 cm.lik kek kalibimiza dökelim ve önceden 170 dereceye isittigimiz firinimizda 40 dakika kadar pisirelim. (Hamur kalibin kenarlarindan cekilmeye basladigi zaman pismis demektir.)

Krema Malzemeleri: (Beyaz Cikolatali Mus:Sevgili Zinnurùn tarifi)
255 gr beyaz cikolata
1/4 bardak arti 1 corba kasigi su
350 gr. krema

Kücük parcalara kesilmis cikolatamizi ve suyumuzu benmari usulü eritelim. Ve sogumaya birakalim. Zinnur Hanim diyor ki, (ben aynen uyguladim)"Isin zor yani bu. Eger sicakken krema ile karistirirsaniz hem kremayi eritiyor hem de karisim pürtükleniyor. Cok sogutursaniz katilasiyor ve krema ile karismasi zor oluyor. Yeterince soguduguna soyle karar verebilirsiniz. Birazini alip ust dudaginiza dokundurdugunuzda serince gelmesi lazim." Evet, böyle yaparsaniz basarisiz olmaniz mümkün degil. Daha sonra yani cikolatamiz sogurken kremamizi cirpalim ve cikolatamizla karistiralim. Ve elimizi biraz cabuk tutarak kalibinda bekleyen cilek sosuyla islatilmis ve üzerine bolca cilek dizilmis pandispanyamizin üzerine dökelim. Buzdolabimizda 1-2 saat kadar beklettikten sonra pastamizi kalibindan cikaralim ve etrafina hazirlamis oldugumuz cikolatali bandimizi saralim. Üzerini de yine cikolata sosuna batirilmis cileklerimizle bir güzel süsleyelim....

Cikolatali bantimizin hazirlanmasi;
100 gr kadar cikolatamizi ben mari usulu eritelim. Düzgün bir zemine pastamizin cevresi uzunlugunda ve pastamizdan biraz daha yüksekce hazirlanmis yagli kagidimizi yayalim. Cikolatamizi yagli kagitlarimizin üzerine bir spatula yardimi ile kenarlardan biraz tasacak sekilde sivayalim. (Ben önce, erittigim beyaz cikolatadan noktaciklar yaptim. Ama yukarida da yazdigim gibi sabirsizliktan beyaz noktaciklar donmadan siyah cikolatami sivadim. Tabii nokta filan kalmadi ortada.... )Biraz beklettikten sonra kekimizin etrafina dikkatlice saralim. Bu asamada bir yardimci bulabilirseniz sanslisiniz. Ben tek basima bayagi ugrastim, gene de tam düzgün saramadim... Belki gelecek sefere!
Sevgilerimle, Afiyet olsun...

YUMUSACIK ACMALAR ve SANDÖVICLER

Bizim gibi gurbette yasiyorsaniz eger, bu acmalarin ve sandöviclerin ne denli degerli ve de essiz lezzetler oldugunu anlayabilirsiniz. Cünkü öyle adim basi Türkiye`mdeki gibi pastahane yok burada. Bu yüzden özledigimiz lezzetleri orjinali gibi yapabilmek daha bir mutlu eder bizi. Acma ve sandövic te bunlardan biri... Epey tarif denedikten sonra "yeturla lezzet kareleri"nden Yesim hanim`in yayimladigi tarifin benim damak tadima tam uydugunu farkettim (Cok tesekkürler Yesim hanim). Ve bunu sizlerle paylamak istedim.


Malzemeler;

1 çay bardaği şeker
2 yumurta
1 su bardaği süt
1/2 su bardaği su (ilik)
1 su bardaği siviyağ
1 tatli kaşiği tuz
1 paket yaş maya (42 gr)
Aldiği kadar un

Hazirlanmasi;

Ilk olarak ilik suya yaş mayamizi ve toz sekerimizi atıp güzelce çözdürelim. Yumurtamizin 1 tanesinin sarisini üzerlerine sürmek için ayiralim. Tüm malzemeyi katip yumuşak bir hamur elde edelim. Ve ilik bir yerde en az 2 saat kadar mayalanmaya birakalim. Mayalanan hamurdan parçalar alip avuç içi kadar açtiktan sonra üzerine tereyagimizi sürelim. Sonra rulo yapip birbirlerine ters istikamette kiviralim. Elde ettiğimiz ruloyu açma şekli vererek tepsimize dizelim. Eger biraz daha vaktimiz ve sabrimiz varsa ilk olarak 50 dereceye kadar isitilmis firinimizda yarim saat daha mayalandiralim. Hacimleri daha fazla büyüyecektir. Daha sonra üzerlerine yumurta sarisi sürüp ve de çörek otumuzu serpiştirip önceden 180 dereceye isitilmis firinimizda yaklasik 20 dakika pisirelim. Yalniz tepsimize dizerken birbirlerinden oldukca uzak dizelim acmalarimizi... ki birbirlerine yapismasinlar.


Pazar sabahi kahvaltimiz icin ayni hamurdan minik pastahane sandövicleri de yaptim. Tek fark hamuru sekillendirirken aralarina tereyagi sürmüyoruz. Yani daha az kalorili... ama bu sefer de arasina peynir koyup yiyiyoruz.... Gene ayni sey.... dimi ya... Pazardannnnn pazaraaa olur o kadar.


Hepinize Afiyet olsun....

Cheesecake (Sade)

Bu da benim Peynir Pastam (Cheese Kek-Käse Kuchen). Hemen tüm pasta sitelerinde bir tane tarif bulmak mümkün, hepsini denemedim ama denedigim kadariyla herbiri bir digerinden basarili.... Sonuclar mükemmel.... Tüm Peynir Pastasi tarifi veren arkadaslarimin ellerine saglik... Bütün bu tarifleri ve detaylarini (isin incelik ve püf noktalarini) okuya okuya, yapa boza, yapa boza sonunda ben de (kendimce) memnun edici bir sonuc aldim. Ikram ettigim dostlarim da tam not verdiler, bunun üzerine kendilerini (Peynir Pastasi tarifimi) "Yayinlanmaya Deger Tarifler" dosyama koydum.


Öncelikle sunu belirtmek istiyorum. Benim tarifimde taban kati yani kek kismi yok. Direk olarak malzemeyi döküyorsunuz kaliba.

Malzemeler,
1 kg. süzme tam yagli yogurt
250 gr. tereyag
400 gr. toz seker
5 yumurta
1 paket vanilyali puding
1 paket kremali puding

Hazirlanisi;
Öncelikle yogurdumuzu, sekerimizle birlikte bir güzel cirpalim. Icine eritilip, ilitilmis tereyagimizi yavas yavas katalim ve cirpmaya devam edelim. Yumurtalarimizi teker teker yedirip kiralim. Hepsi iyice karisinca pudinglerimizi katalim. (Bu arada birsey belirtmek istiyorum, Vanilyali puding sanirim memleketimde var ama kremali dedigim ki burada buna "Sahne Puding" diyorlar, onu bilemiyorum var mi Türkiye`mde. Affiniza siginarak ve var kabul ederek veriyorum tarifimi). Evet pudinglerimizi de katip iyice karistirinca yagli kagit serilmis kalibimiza döküyoruz.


Ve önceden 170 dereceye isitilmis firinimiza koyuyoruz. Yalniz önce, firinin alt katina ici su doldurulmus bir firin tepsisi koyuyoruz ki kekimiz catlamasin. Yaklasik 10-15 dakika 170 derecede pistikten sonra firinimizin isisini 90 dereceye cekiyoruz ve 2 saat firin kapagini asla acmadan öylece pisiriyoruz... Durun bitmedi daha, sonrasinda firin isisini 130 dereceye getirip yarim saat daha birakiyoruz... Kekimizin üstü fotograftaki rengi almali. Sonra firinimizi kapatiyoruz ama kapagini sabaha kadar acmiyoruz ve sabah olunca kalibiyla birlikte güzelce strecleyerek mümkünse bir gün veya daha fazla bekletilmek üzere dogru buzdolabina....
Ben Peynir Pastami genellikle kullanacagim günden en az 2-3 gün önce ve aksam yemeginden sonra pisiriyorum. Böylelikle firinim rahat birakiliyor ev halki tarafindan...
Servis yapacagim zaman ise yaninda soslarla (cilek, frambuaz veya kayisi) birlikte sunuyorum. Herkes arzu ettigi kadar kullaniyor....
Himmm, bakayim dolapta kalmis mi? Vallahi benim bile canim cekti simdi...

Hadi afiyetler olsun sizlere.

Cilekli Baton Pasta


Sevgili Cilekli Pasta, bu sefer seni misafirlerim icin hazirlamaliyim. Beni utandirmayacagindan eminim. Ama pasta bu belli mi olur derken..... o da ne? Cileklerim cok azalmis, disari cikmak icin vaktim de yok.... Hmmmm... Bu durumda icinin cilekleri yarim yarim degil, ince seritler halinde olacak, ne yapalim misafirlerin kismeti de böyleymis.....


Istedigim lezzet bol cilekli hafif ve mayhos kremali ve de yumusacik sünger kekli bir pastaydi.... Bol cilek haric hersey tamam.... Sünger keki ise sevgili Selin Caglayan`dan aldigim tarif... (Sana bu tarifi bizlerle paylastigin icin bir kez daha tesekkür ediyorum Selin... Bu pandispanyayi her pisirdigimde seni minnetle aniyorum.... Cünkü verdigin tarif beni asla üzmüyor.)

Pandispanya icin;

4 yumurta (sarı ve beyazlarını ayırın.)
1/2 çay bardağı su
1 çay bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı buğday nişastası
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Kremasi icin;

800 gr. krema. (ben %20 yagli kullandim)
2 paket krema sertlestirici
400 gr.cilek
3 yemek kasigi toz seker
Ayrica katlarin arasini islatmak icin cilek püresi

Hazirlanisi;

Yumurta sarilarini ve şekerimizi mikserle yüksek devirde yaklasik 5 dakika çirpalim. Su, süt, nişasta ve vanilyamizi ekleyip çırpmaya devam edelim. En son un ve kabartma tozumuzu da ekleyip, düşük devirde 1 dakika kadar daha çırpalim. Başka bir kapta yumurta beyazlarını bir fiske tuz ilavesiyle bembeyaz olana ve kabı ters çevirdiğinizde dökülmeyecek şekilde sert kıvama gelene kadar yüksek devirde çirpalim. Çırpılmış yumurta beyazlarını hamura ilave edip spatula ya da tahta kaşigimizla yavaşça, yumurta beyazlarını fazla söndürmeden karistiralim.
Hamurumuzu yağli kağitla kapli firin tepsimize döküp, tepsinin her yerine eşit olarak yayalim. Önceden 170 dereceye isittigimiz fırında en fazla 30 dakika pisirelim. Firindan alip biraz sogumasini bekledikten sonra, kenarlarini biçakla tepsiden ayiralim. Pandispanyayi tepsiden çıkarip tabanindaki yağli kağidi siyiralim ve kekimizi önce yatay olarak ikiye, sonra da uzunlamasina ikiye bölelim, böylelikle elimizde 4 parca kekimiz olacak pastamiz icin.

Kekimiz piserken biz de, rondomuzda cileklerimizle sekerimizi püre haline getirelim ve katilasana kadar cirptigimiz krema+krema sertlestiricimizin icine karistiralim. Ayrica yarim cay bardagi kadar da minik minik dogranmis cilek parcaciklarimizi ekleyelim. Ve kremamizi kullanana kadar buzdolabinda bekletelim.

Simdi sira en zevkli kisma geldi.... Pastamizi dösemek.... Önce servis tabagimiza en alt kati alalim ve üzerini cilek püresiyle (rondodan cekilmis) bir güzel islatalim. Direk ikinci kati oturtalim, onu da püremizle islattiktan sonra ince ince dogradigimiz cileklerimizi dizelim ve kremamizi yayalim. Ücüncü kati yerlestirip onu da püreyle islattiktan sonra dogrudan kremamizi yayalim (bu sefer cilek yok, dedim ya sonunda cilekleri bitirdik diye) ve son kat kekimizi koyalim. (Ne demisler "Alet calisir, el övünür", eger kare cemberim olsaydi cok daha düzgün bir pasta yapabilirdim) Heryerini güzelce kremamizla sivadiktan sonra zevkimize ve de kalan cileklerimizin sayisina göre süsleyelim....

Yapanlarin ellerine saglik, yiyenlere de afiyetler olsun....

Dondurma Kurabiye

Eeeee yaz geldi artik.... Dondurma yemek lazim degil mi ya... Aman, bogazlara dikkat, sakin fazla kacirip kendimizi hasta etmeyelim. Ama benim dondurmalarimdan istediginiz kadar yiyebilirsiniz ve asla hastalanmazsiniz, nasil mi? Oglumun; bir arkadasinin dogumgünü icin yaptigim tarifteki gibi yapar da yerseniz hicbiryerinize birseycikler olmaz.


Bu dondurmalar icin ihtiyacimiz olan malzeme, kisi sayisi kadar hazir alinmis külah, külahlarin iclerine yetecek kadar kek parcalari ve cukulatali krema ile bildigimiz beze... Yani hersey hayal gücünüze kalmis.... Haydi mutfaga...


Kek parcalarim buzdolabinda mevcuttu.... Onlari külahlarin iclerine girebilecek boyutlarda kestim ve üzerleri icin 100 gr. bitter, 100 gr. da sütlü cukulatayi rendeleyip isitilmis (kaynamamis) 200 gr. kremanin icinde erittim. Buzdolabinda bir saat kadar sogumasini bekledikten sonra da mikserle iyice cirpip katilastirdim ve keklerimin üzerlerine bir güzel yerlestirdim. En üste de, tarifini (blogunu 2 seneden fazladir büyük bir zevkle izledigim ve önerilerini daima dikkate aldigim"Sagol-varol Burcu") sevgili Pastaci Burcu`dan aldigim iki renk üzerine hazirlanan, seker kiriklari serpistirilerek pisirilmis bezelerimi koydum, iste ortaya yukaridaki manzara cikti. Nasil görünüyorlar ama? Sizin de caniniz cekmedi mi? Hayal gücünüzü kullanarak o kadar cok cesitler yaratabilirsiniz ki. Haydi cocuklar dondurmayaaaaaaa.........

Ay Cöregi


Bugün sizlerle, Chef`s Istanbul Mutfak Atölyesi`nin, Ileri Pastacilik Kursu`nda ögrendigim Ay Cöregi tarifini paylasmak istedim.... Bu öyle bir cörek ki, ici icin istediginiz her malzemeyi kullanabilirsiniz... En güzel yani da kalmis kek parcalariniz bu cörek sayesinde asla ziyan olmuyor, ic harci olarak yaptiginiz bütün degisikliklerde bu muhtesem lezzeti her daim yakalayabiliyorsunuz. Ama ben sizlere orjinal tarifi vermek istiyorum....

Hadi kolay gelsin...

Hamuru icin; (Yaklasik 25 adet)

500 gr. un
200 gr. tereyag (veya margarin)
10 gr. yas maya
100 gr. toz seker
5 gr.tuz
2 yumurta
Aldigi kadar su

Ic malzemesi;
300 gr. kadar toz badem (veya findik, fistik)
150 gr. pudra sekeri
2 yumurta beyazi
10 gr. kakao

Hazirlanmasi;

Mayayi ilik suda eritelim. Unu bir kaba alip, yaği minik parçalar halinde üzerine atip elimizle ufalayalim. Toz şekeri ilave edelim ve unun ortasini havuz gibi açarak mayamizi ekleyelim. Yoğururken bir yandan da yumurtalari ekleyelim. Hamurun iyice özleşmesini sağlayip, üzerine temiz bir bez örterek yarim saat dinlendirelim.
Bu arada ic harci icin yumurta beyazlarini pudra sekeri ile cirpip, icine kakao ve toz bademleri de (veya findik, fistik) atarak ele yapismayacak koyulukta bir hamur elde edelim. (Burada isterseniz evde olan artmis, kakaolu kek parcaciklari, bisküvi parcaciklari da ekleyebilirsiniz).
Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparip, merdane ile açalim ve ortasına iç harcindan koyup ay çöreği şekli verelim.

Tepsimizi yaglayalim, çöreklerimizi dizip, üzerlerine yumurta sarisi sürüp, catalimizla da süs cizikleri atalim. Önceden isitilmis 180C firinda üzerleri kizarana kadar pişirelim.

Afiyetler olsun...

MINIK SURATLAR (AMERIKANER)


Gectigimiz Subat ayinda, oglumun dogumgünü icin yapmis oldugum bu kekcikler minikler tarafindan adeta kapisildi. Yapimi cok kolay ve zevkli... Tarifini ise yabanci bir dergiden aldim ve iki ölcü yaptim. Yarisini yuvarlak kaliplarda, yari ölcüyü ise muffins kaliplarinda pisirdim. Süslemesi ise tamamen hayal gücünüze kalmis....
Verecegim ölcüler 6 adet Amerikaner icin....
Hamuru icin;
125 gr.tereyag
120 gr.seker
1 paket portakal aromasi
3 yumurta
225 gr.un
1/2 paket kabartma tozu
100 gr.kayisi marmelati
ve cesitli sekerlemeler
Hazirlanmasi;
Tereyag ve sekeri icine portakal aromamizi da katarak bir güzel cirpalim. Yumurtalari tek tek kiralim icine. Her yumurtadan sonra iyice karistiralim. Ayri bir yerde unumuz ile kabartma tozunu harmanlayalim ve yumurtali karisima ekleyip biraz daha karistiralim. Yaglayip, unladigimiz kaliplarimiza paylastiralim ve önceden isitilmis 180 derecelik firinimizda 15-20 dakika pisirelim. Kekciklerimiz soguyunca üzerlerine kayisi marmelatimizi sürelim ve sekerlerimizle istedigimiz gibi süsleyelim. Ben cocuk temali olsun diye suratlar yapmaya calistim. Muffins kaliplarinda pisirdiklerimin üzerlerini de cesitli renklerde krema ve gus ile kapladimmm....
Afiyet olsun....

Cilekli Sarlot



Çileği çok sevdigimi günlerdir adeta haykiriyorum, özellikle de pastalarda kullanmayi. Çileğin aromasi ve görsel güzelliğiyle, kendinizi yormadan harikalar yaratabiliyorsunuz. Yine tarladan toplanan cileklerimle bu sefer de sarlot yapmaya karar verdim. Bu pastanın görüntüsüne bayiliyorum. Adi bile bir havali "ŞARLOT" ... Neyse lafi daha fazla uzatmadan tarifimize geçelim ;



Pandispanya malzemesi;

4 yemek kaşığı toz şeker
4 yumurta (sarılar ve beyazlar ayrılacak)
4 yemek kaşığı un
1 paket kabartma tozu

Ic Malzemesi;

600 gr. Labne peynir veya süzme yogurt
400 gr. krema

100 gr. püre yapilmis cilek
5-6 adet küp küp kesilmis cilek
yarim cay bardagi cukulata kirigi
2 poset agartine (bitkisel jelatin)
2 paket vanilya
2 cay bardagi pudra sekeri (damak zevkinize göre seker miktarini ayarlayabilirsiniz)

Hazirlanmasi;

4 yemek kaşigi toz şeker ile 4 yumurtanin sarisini mikserle çirpalim. Ayrı bir kapta 4 yemek kaşigi un ile 1 paket kabartma tozunu karistiralim. Bir başka kapta 4 yumurtanin beyazini köpükler oluşana kadar çirpalim, yumurta beyazlarini şekerli yumurta sarilarina yavaş yavaş ilave edelim, unu da azar azar ekleyerek yavaşça çirpalim.
(Püf noktasi:Yumurta sarilari icin cirpma islemi en az 7 dakika olmalidir)

Karisimi yağli kağit serilmiş bir tepsiye yayalim. Önceden isitilmis 170C firinda pandispanyanin üzeri kizarana kadar yaklasik 15-20 dakika pisirelim. Fırından çıkarır cikarmaz sicakken yağlı kağit yardimiyla gevşek bir rulo yapalim ve sardigimiz yagli kagidin üzerine islak bir mutfak bezi yayarak dinlendirelim.

10-15 dakika sonra pandispanyamizi dikkatlice acarak icine cilek marmelati sürelim ve tekrar rulo yapalim. (Bu islemi pastamizin yapimindan bir gün önce yapabilirsek rulomuz daha iyi dinlenir ve daha kolay dilimlenir.) Ve 1,5 cm.lik dilimlere keselim. Cukur bir kaseye önce strec döseyelim, dilimledigimiz rulolari aralarinda hic bosluk kalmayacak bicimde tüm kasenin icine yerlestirelim.... Sonra hazirlamis oldugumuz ic malzememizi dökelim. Pardon nasil mi hazirliyoruz? Hemen anlatiyorum... Peynirlerimizi pudra sekeriyle bir güzel cirpalim, ayri kapta cirptigimiz katilasan kremamizi ekleyelim, agartini paket üzerindeki tarife uygun olarak hazirladiktan sonra onu da ekleyelim ve son olarak ta cilek püresi, kesilmis cilekler ve cukulatalari da katip söyle bir karistirdiktan sonra kalibimiza dökelim. Üzerini de rulo dilimleriyle örtelim ve atalim buzdolabimiza... Bir güzel beklesin 5-6 saat kadar... Hatta bir gece. Servis yapacagimiz tabaga ters olarak cikaralim ve üzerine biraz sulandirilmis cilek receli sürüp, istedigimiz gibi dekor yapalim...

Afiyetler olsun hepinize.....

BONIBONLU CIKOLATALI KURABIYELER


Pazar günleri bizim evde genelde ya kek, ya da kurabiye piser... Ikisi birden mi? Yok sadece biri.... Bu pazar da öyle oldu, kizimin istegi üzerine bu cok sevdigi bonibonli kurabiyelerden pisirdim... Kizim diyorum da öyle kücük filan degil kendileri, ama gel gelelim kilo yapan herseye bayiliyor benim gibi... Dogal olarak ben de ona, hic "hayir" diyemiyorum.... Iyi mi yapiyorum sizce??? Yoksa!!!



Gelelim detaylara;

Malzemeler;

125 gr. tereyağ
125 gr. un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 adet yumurta
115 gr. sütlü çikolata
300 gr. toz seker
2 büyük paket bonibon
1 çimdik tuz
100 gr. kakao
Hazirlanmasi;
Öncelikle tereyağimizi ve çikolatamizi bir kapta benmari usulü eritelim. Diğer yandan un, kakao, kabartma tozu ve tuzu bir kaba eleyelim. Şeker, yumurta ve vanilyayi mikserle çirpalim. Eritilmiş yağımızı ve çikolatamizi da dahil edip, karistirmaya devam edelim. Unlu karisimimizi da ekledikten sonra elimizle yogurmaya baslayalim. Tepsimize yağlı kağıt serip, hazirlamış olduğumuz hamurumuzdan ceviz büyüklüğünden biraz daha küçük parçalar koparalim. Her hamur parcasinin icine ve üzerine istedigimiz kadar bonibon yerlestirelim (Hamurumuz kulak memesinden biraz daha cıvık bir hamur oluyor bu yüzden elimizi hafif islatipta yuvarliyoruz) ve araliklar birakarak tepsimize dizelim. 165 derecedeki firinda 15 dk pişirelim.

Kurabiyeler firindan cikinca yumusak oluyorlar ama soğumasını bekledikten sonra kivamina geliyorlar.

Afiyetler olsun...

MAHLEPLI KURABIYELER


Dün oglumun okulunun bahcesinde sinif kasalari icin kermes (burada flohmarkt deniliyor) vardi. Tüm veliler birseyler yapmisti. Kimi veli, masa kurup eski esyalarini, kimi cocuklar da yere battaniyelerini serip oyuncaklarini satti. Bazi veliler de gelen ziyaretcilere satilmak üzere yiyecek birseyler hazirladi. Ben de bunlardan biriydim. Ne mi yaptim? Mahlepli kurabiye tabii ki...

Satin alanlardan oldukca olumlu tepkiler aldim. Ama mahlepin nasil bir baharat oldugunu Alman arkadaslara bir türlü tam olarak anlatamadim. Bu nedenle mahlep hakkinda ufak capli bir arastirma yaptim ve asagida sizlerle de paylasmak istedim. Keske bu arastirmayi daha önce yapsaymisim o zaman soranlara daha iyi izah edebilirdim. Neyse, hic degilse artik ben de bu bitki hakkinda daha iyi bilgi sahibiyim. Sinifimiz icin bu senelik benden bu kadar, yeni dönemde Allah Kerim....

Malzemeler;

200 gr. tereyağı (yumuşamış)
1 çay bardağı yoğurt
1 çaybardağı sıvıyağ
3 yemek kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı mahlep
aldığı kadar un
1 yumurtanın sarısı (üzerine sürmek için)
susam, çörekotu
Hazirlanisi;
Yumuşamış tereyagi ile şekeri iyice cirpin, daha sonra içine yoğurt, sıvıyağ, şeker ve tuzu ilave edin. Iyice karistirin, mahlebi ve aldığı kadar un ilave edin, bir güzel yogurun ( kulak memesi yumuşaklığında bir hamur olmalı). Hamuru 4-5 mm kalınlığında açın ve kalıplarla kesip tepsiye dizin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. Dilerseniz susam ve çörek otu serpistirin.
175°C’ye ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye kadar (yaklaşık 20 – 30dk.) pişirin.

Afiyet olsun...

Simdi biraz su mahlepten bahsedelim:

MAHLEP NEDIR?
Diğer İsimleri :İdrisağacı, Prunus mahaleb, Rosaceae

Botanik Bilgi : Gülgiller (Rosaceae) familyasından, İdrisağacı olarak da bilinen kısa boylu bir çalıdır. Bazen de 8 - 10 m’ye ulaşan ve kışın yaprağını döken ufak bir ağaçtır. Genç sürgünleri tüylüdür. Yapraklar dairemsi veya geniş yumurta biçimindedir. Boyları 3 - 6 cm, kenarları dişli, alt yüzlerinde ana damar boyunca tüyler vardır. Güzel kokulu çiçekleri beyaz renktedir. Küçük, 5 - 6 mm büyüklüğündeki meyve olgunlaşınca siyah bir renk alır.

Yetiştirildiği Yerler : Vatanı Avrupa ve Batı Asya’dır. Türkiye de ise Tokat, Niksar, Zile, Amasya, Çorum ve Mardin gibi dağ yamaçlarında, kalkerli arazide rastlanır.

Kullanıldığı Yerler : Kurutulan meyveleri baharat (Mahlep) olarak kullanılır. Özellikle hamur işi pastalara kendine has hoş bir koku vermektedir. Meyvelerin içindeki sert kabuklu tohumlar, yaygın biçimde baharat olarak kullanıldığı gibi ayrıca kuvvet verici, balgam ve idrar söktürücü ilâç ve afrodizyak olarak da değerlendirilir.


Faydaları :İdrar söktürücüdür. Tonik etkisi vardır. Afrodiziyak olarak kullanılır. Astım, balgam sökücü olarak kullanılır. Prostat büyümesinde, Şekeri düşürmede faydalıdır, Cinsel gücü artırıcı etkisi vardır.