MUTLU YILLAR CANIM ARKADASLARIM

Biliyorum ki hepimiz, bu yil da ayni güzel ve heyecanli duygularla, cesitli bekleyisler icindeyiz... Ve yine biliyorum ki hepimizin icindeki umutlar taptaze, yemyesil.... Yasadigimiz her ne olursa olsun, iyisiyle, kötüsüyle, acisiyla, tatlisiyla, bize bahsedilen ömrü en iyi sekilde degerlendirebildiysek ne mutlu bizlere... Ve diliyorum, bu yeni senede de, yine ayni sükür duygulariyla, yepyeni baslangiclara, umutla, sevgiyle, barisla, kardeslikle bakip, mutlu, mesut, bahtiyar olalim...

Sevgilerimle,

Damali Kurabiye



Sevgili arkadaslarim, dostlarim, hepinize, 2010 senesinin bu son haftasinda önce saglik, mutluluk ve stresten uzak günler dileyerek, Damali Kurabiyelerimi paylasmak istiyorum.

Bu kurabiyeleri yapmak baslangicta  zor ve uğraştırıcı gibi görünse de, nette buldugum ve sanirim bircogunuzun da bildigi bu yöntem sayesinde aslinda cok eglenceli,  bir o kadar da kolay ve zevkli... Lezzeti ise icindeki bitter cikolata sayesinde  harika... Teneke kutularda uzun süre tazeligini koruyarak saklayabilmek ise daha bir tercih edilir yapiyor bu kurabiyeleri... Yapimina gececek olursak;

250 gr tereyağı
2 yumurta
1,5 bardak toz şeker
3 yemek kaşığı kakao
150 gr bitter çikolata
1 pk.vanilya
1/2 paket kabartma tozu
aldığı kadar un

Tereyagi ile sekeri krema kıvamına gelinceye kadar çirpip, teker teker yumurtaları ve vanilyayi ekleyelim. Iyice homojen  hale gelince un ve kabartma tozunu  da eleyerek ekleyip iyice yoguralim... Çok yumuşak bir hamur olmasun... Daha sonra hamuru tam ikiye ayirip, yarısına kakao ve erimiş çikolatayı ekleyelim (erimiş çikolata hamurun kıvamını bozacağından kakao ile o kıvamı dengeliyoruz).  Iki hamuru da strec ile sarip, 15 dk. kadar buzlukta bekletelim.  Sonrasinda ise  sertleşen hamuru merdane ile yağlı kağıdın arasında 1`er cm. kalınlığında açıp, 4`er cm. genişliğinde şeritler halinde keselim ve siyah beyaz şeklinde sırayla, aralarina cok az su sürerek üst üste dizip tekrar buzluğa kaldıralim. (linkini verdigim semadaki gibi)

15-20 dk. sonra dolaptan  çıkartip, ince şeritler halinde kesip, sirayla, siyah-beyaz şeklinde dizip (yine aralarına hafif su sürüp), kare kare keserek, yagli kagit yaydigimiz tepsimize dizelim  ve önceden 175 dereceye isittigimiz firinimizda, 15-20 dakika pişirelim...

Firindan aldigimiz kurabiyeleri, mümkünse hemen telin üzerine alalim ki, tepside pismeye devam etmesin.... Iyice soguduktan sonra, afiyetler olsun....

Sevgilerimle,

Hediyelik Kurabiyeler


Kismetse, bir haftaya kadar, bu seneyi de hayirlisiyla bitiriyor, aci-tatli, iyi-kötü, güzel-cirkin bir sürü yasanmisliklari geride birakiyor ve yeni umutlarla, yeni beklentilerle yepyeni bir yila basliyoruz....

Gecen yilsonunda oldugu gibi, bu sene de bazi hatirli dostlarimin ricasi üzerine, hediyelik verilmek üzere, kurabiyeler ve cikolatalar hazirladim ve cok sükür bugün hepsini,  sagsaglim  sahiplerine teslim ettim...
Ama son asamalari sizlerle de paylasabilmek amaciyla fotografladim... Tepside de gördügünüz gibi cesitler söyle; Vanilyali Kurabiye, Kakao Mantolu Kurabiye, Damali Kurabiye, Linzer Kurabiye, Tuzlu Kurabiye, Badem-Findik-Sam Fistigi ve susam krokanli cikolata cesitleri....  Bazi kurabiyelerimin tarifleri sayfalarimda mevcut, damali kurabiye ve cikolatalarimin yapimini da ileriki günlerde sizlerle paylasacagim.

Simdilik hepinize huzurlu bir gece diliyorum.

Sevgilerimle,

BALLI PASTA (MEDOVIK PASTA)


Düsünmek, yazmak, okumak, karar vermek, yeni bir baslangic yapmak, ertelenen bir karari hayati gecirmek icin zamana ihtiyaciniz varsa, bu gece cok uygundur sevgili arkadaslarim. "Vakitin nasil gectigini anlamadan aksam oluverdi, islerimin cogu yarim kaldi" diyorsaniz ve de uykusuzluga, yorgunluga dayanacak gücünüz varsa bu gece cok uygundur... Neden mi bu gece? Cünkü bugün 21 Aralik... Günes isiklarinin Kuzey Yarimküreye en egik, Güney Yarimküreye de en dik geldigi gündür. Kuzey Yarimkürede Kis mevsiminin, Güney Yarimkürede de Yaz Mevsiminin (hos, bizler burada neredeyse bir aydir, karla bogusuyoruz) basladigi, sadece bugüne özgü olmak üzere Kuzey Kutup Dairesinde 24 saat gece, Güney Kutup Dairesinde ise gündüz yasandigi ve bugünden itibaren Kuzey Yarimkürede gündüzler uzarken, Güney Yarimkürede ise kisalmaya basladigi bir tarih 21 ARALIK... Hadi hepimize hayirli olsun...

Günlük islerimiz bitipte hava karardiginda, yorgun olmayanlarimiz kimbilir ne lezzetler yaratacaklar bu gece mutfaklarinda... Iste ben de, öyle uzun bir gecede degil, gectigimiz cumartesi sabagi, öglen gidecegimiz bir arkadasimiza götürmek icin, sadece 4 saat icerisinde, fotograftaki pastayi hazirlamak icin girdim mutfaga.


Bu, gercekten hepinize siddetle tavsiye edebilecegim, yapim asamalari oldukca, kolay ve eglenceli pastayi sevgili Pepela`min o sahane sayfalarinda dolanirken buldum (ellerine, zevkine saglik canim Pepela`m)... Hos ben onun kadar güzel süsleyemedim ve kendime göre de bazi degisiklikler yaptim... Ama, eger bisküvi ve tiremisu tadinda lezzetlere vurgunsaniz mutlaka deneyin derim. Pastanin kremasi ve ara malzemeleri üzerinde sinirsiz degisiklikler uygulayabilirsiniz... Ama ben, dedigim gibi vaktin darligindan ve arkadaslarimizin damak tadindan tam emin olmadigimdan oldukca sade hazirladim pastami...

Nasil mi, tabii simdi ben Pepelam gibi güzel anlatamam, bu yüzden biraz tembellik yapip, sizi bu Meshur Rus Pastasinin (Medovik Pasta veya Nam-i diger BALLI PASTA) sayfasina yönlendireyim.

Sevgilerimle, hepinize faydali islerin yapilacagi güzel bir gün ve gece diliyorum....

Asure


Canim arkadaslarim, Aşure günümüz kutlu olsun! Bu mübarek günün önemini ve anlamini sanirim bilmeyenimiz yoktur. Cogu blogcu arkadaslarim detaylaryla bahsetmisler ,hele de Pepela`m öyle güzel anlatmis ki, okumaya doyamiyor insan.. Ben de gectigimiz haftalarda hazirlamis oldugum Asuremi bugün sizlerle paylasmak istiyor ve "pisiren arkadaslarimin  ellerine, gönüllerine sağlık, Allah c.c kabul etsin, yeni pisirecek olanlara ise kolayliklar versin" diyorum....



Gerekli malzemeler;

1,5 su bardagi asurelik bugday
1/2 su bardagi nohut
1/2 su bardagi kurufasulye
1/2 su bardagi kuru üzüm
10-15 adet kuru kayisi
7-8 adet kuru incir
2 su bardağı şeker
tuz



Üzerini süslemek icin;



1 su bardağı irice kirilmis ceviz
Nar taneleri
Kavrulmus susam
Tarçın



Nohut, kuru fasulye ve bugdayi bir gece önceden güzelce yikayip, ayri  kaplarda islatin. Sabah kendi sulari ile önce nohut ve fasulyeyi  düdüklü tencerede biraz haslayip yine kendi sulariyla ayri kaplara alin, son sirada bugdayi haslayin ama dikkat edin suyu az olmasin...  Ilk haslamadan sonra düdüklünün kapagini acip bugdaylari yavas yavas, suyu eksildikce sicak su ekleyerek, iyice eriyinceye kadar pisirmeye devam edin... 



Kayisi, ve inciri güzelce  yıkayip, kücük kücük dograyin. Üzümleri ise yikadiktan sonra bes dakika kadar kaynar suda tutun... 



Eger düdüklünüz komple malzeme icin yeterli ise (degilse daha büyük bir tencereye gecin) nohut ve fasulyeyi bugdaya ekleyin (bu arada atesimiz kisikta yaniyor ve asureyi hafif hafif  karistiriyoruz dibi tutmasin diye... Suyu yeterli degilse tekrar  kaynamış su ilave edin.



Tencerenin altini orta hararetli ateşe getirin. Kaynamaya baslayinca sekerini ilave edin. (Şekerin miktarini kendi damak zevkinize göre ayarlayabilirdiniz.)10 dakika kadar daha sekerle pisirmeye devam edin. Bu arada bir cimdik tuz ekleyin... Son asamada kayisi, incir ve üzümleri ekleyin... SImdi birakin bu sekilde 10 dakika dinlensin...



Daha sonra servis kaselerine bosaltip, üzerine tarcin serpin ve ceviz, nar ve susamlarla süsleyin...

Sevgilerimle, afiyetler olsun...

Kestaneli Kurabiye


Günaydinlar... Son günlerde, daha önce de bahsettigim gibi bazi dostlarimin ricasiyla yogun bir sekilde cesitli kurabiyeler hazirliyorum... Hatta o kadar yogunum ki, bloguma ayiracak vakit bulmakta zorlaniyorum, biliyorum cogu zaman da sizlere geri dönmekte gecikiyorum... Beni affedin.... Su telasli günler hayirlisiyla gecsin insallah, bunlari telafi edecegim... Bugünkü KESTANELI KURABIYE`lerimi sevgili Hasret`in etkinligine gönderiyor ve hemen tarifine geciyorum...

Yaklaşık 90 adet kurabiye icin;



3 yumurta aki
250gr. pudra şekeri
1 paket vanilya
1 tatli kasigi tarcin
4/1 cay kasigi karanfil
350-400gr. badem unu
100gr. kestane püresi (kestaneleri hasladiktan sonra bir tatli kasigi serbet katarak güzel bir püre hazirlayabilirsiniz)
60gr. un
1 tatli kasigi portakal kabugu rendesi
1 tatli kasigi kakao

Yumurta aklarini cirpip,  pudra şekerini ekleyip, karisimdan dört yemek kasigi  kadar kenara ayıirin. Daha sonra kurabiyelerin üzerlerini süslemek için kullanılacak. Vanilya, tarcin, karanfil ve badem ununu ekleyip güzelce karistirin.  Kestane püresi, un ve kakaoyu da ekleyerek  yoğurun. (Hafif ele yapısan bir hamur olabilir.) Hamurdan  2,5 cm’lik rulolar yapip,  folyo ile  sararak iki  saat kadar (ben bir gece biraktim) buzdolabında bekletin.

Buzdolabi asamasindan sonra, rulolari 1’er cm’lik dilimler halinde kesip, tepsiye dizin, daha önceden kenara ayirdigimiz bezeden kurabiyelerin üzerine sürün, artan bezeye biraz kakao ekleyerek, tekrar beyazlarin üzerine birer nokta seklinde damlatin ve istediginiz gibi sekillendirin ve 140 dereceye isittiginiz firininizda önce 15 dakika, sonra da isiyi 100 dereceye indirerek 15 dakika daha pisirin.

Bu kurabiyeler teneke kutularda en az 3-4 hafta bozulmadan, ilk günkü tazeligiyle saklanabiliyor... Icinde yag olmadigi icin de benim favorilerim arasinda yer aliyor...

Sevgilerimle,

YILBASI KURABIYELERIM-2



Hepinize saglikli, mutlu, basarili bir hafta diliyor ve Yilbasi Kurabiyelerimin ikinci bölümünü paylasmak istiyorum.

Sevgilerimle,

YILBASI KURABIYELERIM-1


Sorsalar bana, "yasadigin sehirde dost diyebilecegin kac kisi var?" diye... Belki iki derim, o da belki.... "Birincisi kim?" deseler... Kesin olarak "Hülya" derim. Sevgili Hülyam iyi ki varsin, sagol ol, var ol... Cok sevgili arkadasimin ricasi üzerine hazirladigim bu yilbasi kurabiyelerinin tarifinin sevgili kardesim Zehra`dan (eya`s cookies)`ten aldim... Onun,  bu klasiklesmis tarifi asla üzmüyor, bozulmuyor... Kitir kitir lezzetiyle ve üzerinde seker hamuruyla kolay calisilmasiyla gercekten sahane bir kurabiye... Bu tarz calismalar icin, istediginiz  aromalari katarak, harika lezzetler yakalayabilirsiniz... Simdiden kolay gelsin... Tarifimize gececek olursak;

220gr tereyag
110 gr pudra şekeri
1 adet yumurta
3/4 çay kasıgı kabartma tozu
1/4 çay kasıgı tuz
1 çorba kasıgı süt
1 paket vanilya
400 gr.Un
Eger kakaolu yapmak isterseniz 2 yemek kasigi kakao,
sade yapmak isterseniz 2-3 yemek kasigi findik unu


Tüm malzeme ile oldukca sert bir hamur hazirlayin, yarim saat kadar buzdolabinda bekletip, istediginiz gibi sekillendirin ve 175° önceden isitilmis firinda 10-15 dakika pisirin. (Kenarlari pembelesmeye basladiginda cikarmalisiniz... ) Iyice soguduktan sonra seker hamuruyla dilediginiz gibi süsleyin...


Bu kurabiyelerimi, sevgili Hasret`in etkinligine gönderiyorum ve "bol katilimli bir etkinlik diliyorum Hasret`cigim" diye de sesleniyorum.

Sevgilerimle, hepinize iyi geceler...

KAKAO MANTOLU KURABIYE



Bakar misiniz, birden ne kadar caliskan oldum, ard arda iki gün sanirim ilk kez yayin yapiyorum... Ben bile sasirdim halime... Hadi bakalim hayirlisi...

Uzun zamandir kurabiye yapmiyordum, fakat aklimda epey önce teatime arkadasimin blogunda gördügüm bu Kakao Mantolu Kurabiye`ler vardi... Verdigi tarifi aynen uyguladim, yalniz buzdolabinda bekleme süresini ben bir gece yaptim... Agizda eriyen muhtesem bir lezzet oldu, oglum gide gele iki günde bitirdi masallah... (Aslinda kendisi pasta-kurabiye sevmeyenler klübündendi)... Simdi benim favori kurabiyelerim arasinda birinci sirada kendileri. Yapimi oldukca kolay, yemesi ise cok keyifli... Tarifi icin, sizi arkadasimizin linkine yönlendiriyor, saglikli ve mutlu bir hafta diliyorum.

Sevgilerimle,

SIYAH ERIKLI-AYVALI ZEYTINYAGLI PIRASA


Bir süredir bloguma daha seyrek yazar oldum, farkindayim ama sebebi ihmalkarlik degil inanin ki, her daim sizleri yakinen, büyük bir keyifle takipteyim...

Sadece bazi baska mesgaleler, beni yazmakdan alikoydu istemeden... Bir de, malum kara kista oldugumuzdan günesi göremez olduk ve benim zaten yetersiz olan fotograf makinem, karanlik havadan dolayi iyice kötü cekmeye basladi... Hic icime sinmeyen fotograflarla doldu arsivim... Bu durumda "takipci olmak en iyisi galiba" dedim, oturdum.... Ama baktim ki böyle olmayacak, can dostlarim, cok sevgili arkadaslarim  beni merak etmeye basladilar... Bu yüzden, simdilik elimde olan fotograflarla "affiniza siginarak" ve de herseyin yolunda oldugunu siz canlarima haber vererek, mutlaka denemenizi tavsiye ettigim bir zeytinyagliyi paylasmak istedim.

Yazilarini büyük bir keyifle takip ettigim, sevgili Mehtap hanim (Mevsimlerden Roma), bir yazisinda, erikli, ayvali, bulgurlu, zeytinyagli pirasa yemegini anlatiyordu.... Pirasayi zaten cok severim ama bu tarif, benim bildigim sekilden cok daha saglikli ve leziz gözüktü gözüme, hemen ayni gün denedim ve sonuc muhtesem... Erigin hafif tatliligi, ayvanin ve son sahnede oyuna katilan portakal suyunun essiz tadlari ile bulgurun besleyiciligi birlesince, gercekten son derece saglikli ve lezzetli bir yemek cikti ortaya...  Nasil yapildigini,  Mehtap hanimin, o simsicak, icten ve son derece sade anlatimiyla blogundan ögrenebilirsiniz.

Sevgilerimle, güzel bir pazar günü diliyorum.

VISNE-CILEK-AHUDUDU-BÖGÜRLENLI CHEESECAKE




Gecen hafta sonu esimin dogumgünüydü... Baska sehirden de misafirlerim vardi.... Kendi aramizda ufak bir kutlama yaptik... Bu pasta da kutlamanin astsolistiydi... Esim genelde pasta sevmez ama bu tarz pastalara, hele de tadi eksimsi, mayhossa, hele de icinde Mascarpone ve benzeri malzemeler varsa asla hayir demez.. Bu yüzden  icinde karisik olarak cilek, ahududu, bögürtlen ve visne püresi olan bu peynir pastasini (cheesecake) hazirladim... Hazirlanmasi cok yormayan bu pastada tek problemi, en üste döktügüm jölede yasadim, pandispanyanin bir kismi, fotografta da görüldügü gibi jöleyi cekti, bu da görüntü acisindan istemedigim birseydi... Nedeni ise jölenin sicak olusuydu, jölenin biraz katilasmasini beklemem iyi olurmus...  Ayrica, oglum üzerindeki kalpleri ekmekten yaptigimi zannetti... Bu yüzden bir dahaki sefere kakaolu yapacagim pandispanyami... Hem böylelikle eger jöle yine sizarsa üstteki pandispanyaya, koyu renkten dolayi pek göze batmaz diye düsünüyorum...

Tarifine gelince;

Pandispanya icin; (Istenildigi takdirde hazir pandispanya da kullanilabilir)

100 gr. margarin veya tereyag
100 gr. seker
1 pk. vanilya
Bir cimdik tuz
3 yumurta
150 gr. un
1 cay kasigi kabartma tozu

Tereyag ile sekeri cirptiktan sonra sirasiyla sekeri, vanilyayi ve tuzu ekleyin. Yumurtalari teker teker kirarak cirpmaya devam edin, son asamada kabartma tozu katilmis unu, tahta bir kasik yardimiyla karistirip, 26 cm.`lik yagli kagit yayilmis kaliba dökün ve 170 derecelik firinda 20 dakika pisirip, sogumaya birakin... (Bir gün önceden hazirlarsaniz daha kolay calisirsiniz)...

Kremasi;

10 yaprak jelatin
600 gr. Mascarpone
300 gr. 1,5`luk yüzme yogurt
120 gr. toz seker
200 ml. kirmizi meyva suyu (visne veya benzeri)
300 gr. karisik meyve püresi (Visne, cilek, ahududu, bögürtlen vs.) (Ben tüm bu meyvalari dondurulmus olarak aldim)

Üzeri icin;

3 yaprak jelatin
300 ml. Visne suyu

Jelatini bes dakika soguk suda beklettikten sonra benmari usulü eritin.. Kirmizi meyva suyunu yavas yavas karistirip, bir kenara alin. Büyükce bir kabin icinde peyniri, yogurdu ve toz sekeri alip, güzelce karistirip, püre haline getirdiginiz meyvalari ekleyin (ben meyvalari cok az seker ile bir tasim kaynaip soguttum)... Son olarak jelatini katin... Ve iki kata bölüp, cemberli bir kalibin icine yerlestirdiginiz pandispanyanizin üzerine dökün ve katilasana kadar buzdolabinda bekletin. Iyice sertlesen kremanin üzerine ikinci kati yerlestirip, önceden hazirlayip, soguttugunuz jöleyi dökün... Ve en az bir gece dinlenmesi icin buzdolabina kaldirin...

Sevgilerimle,

TORTENSHOW-2010 HAMBURG



Uzun bir bayram tatilinden ardindan hepinize merhabalar sevgili arkadaslarim, dostlarim...



Hos, bizler yani Türkiye disinda yasayanlar icin pek tatilden bahsedilemez ama herseye ragmen bayramlarimizi uygun oldugumuz vakitlerde kutluyoruz tabii ki.... Hele hafta sonu ise bayram, daha bir güzel oluyor, cünkü hemen herkes evinde.... Bu bayram hafta ortasi oldugundan, sadece aksamlari telefon ile yapabildik kutlamalarimizi... Türkiye`mizi genelde aksam saatlari arayabildik... Insallah saglikla, sihhatle daha nice bayramlara erisiriz hep birlikte.

Gectigimiz hafta sonu, sevgili Zehra (eya´s cookies) ve Seda (Kabarik Lezzetler) arkadasim ile birlikte Hamburg`taki (Tortenshow) Pasta Show´una gittik. Gecen yil da cok istemistim bu fuara gidebilmeyi ama bu yil kismetmis... Iyiki de gitmisiz.... Kapisindan girer girmez Zehram ile nereye bakacagimizi, nereden baslayacagimizi sasirdik... Cesit cesit pasta malzemesi, cesit cesit kaliplar, boyalar, arac-gerecler.... Alisveris yapmaktan, sergilenen pastalari doya doya seyredemedik bile... Neler mi aldik? Himmm,  daha güzel pastalar yapabilmek icin bircok sey... Inanin, o zengin malzeme standlarinin basinda,  ac-susuz saatlerce kalabilirdik... Sonuna dogru ise,  ünlü Alman pastaci Bettina Schliephake-Burchardt`in (bettyssugardreams) figürleme kursuna katildik. O kursa katilabilmek bile heyecan vericiydi... Bettina`nin yaptiklarini soluksuz izledik desem yeridir.... Cok mu uzattim... Durun, durun, en iyisi sizleri fotograflarla basbasa birakayim; 










Ödül alan pastalari,  yukaridaki Tortenshow linkine tiklayarak görebilirsiniz... Son olarak söylemem gerekirse, elimde daha bircok pasta fotografi var show`dan, hepsi de birbirinden hos pastalar ama yine de inaniyorum ki, bu fuara, bircok  blogcu arkadaslarimin pastalari da katilabilseydi, birinciligi kimselere kaptirmazlardi...


Sevgilerimle, güzel bir hafta diliyorum hepinize...

YULAF KURABIYELI PASTACIKLAR


Epey bir süre önce canim yulafli kurabiye cekmisti... Hem evdeki kuruyemisleri, üzümleri, yulaflari bitireyim, hem de atistirmalik birseyler olsun diye... Ama hazirlama asamasinda farkinda olmadan bir hata yapmis, yagini ölcüsünden biraz fazla koymusum ve tarifinde yazmadigi halde 2 yemek kasigi bal eklemisim (kafam neredeydi bilmem)... Tabii onlar da bir biraktilar ki kendilerini firindan ciktiktan sonra, sormayin gitsin... Iyice soguyana kadar bekledim ama ne fayda, elime aldigim an kurabiye bin parca oluyor... Lezzeti yerinde  ama sadece kasik ile yenebilir... Ne yapsam da kurabiyelerimi kurtarsam  diye düsünürken, buzlugumdaki pandispanyam geldi aklima... Hemen cikartip, yuvarlak kaliplarla kestim, üzerine yine hazirimda olan cikolatali ganaji sürüp, yulafli kurabiyeleri yerlestirdim... Kurabiyelerin üzerine de, erittigim cikolatayi döküp, narlarla süsledim... Aman efendim aman, evdeki pasta sevmeyen beyler bir keyiflendiler ki sormayin.... Böylelikle hem kurabiyelerim kurtulmus oldu, hem de cok lezzetli bir pasta yemis olduk... Kalorisi mi? Ehh iste... Birazcik...

Simdi size hatasiz sekilde kurabiyelerin tarifini veriyorum;

125 gr.tereyaği  (oda isisinda)
1/3 su bardagi kahverengi şeker
1/3 su bardagi toz şeker
1 yumurta
3/4 ile 1 su bardagi arasi un
1 çay kaşigi karbonat
1 çay kaşigi tarçin
1/2 paket vanilya
bir cimdik tuz
1 + 1/2 su bardagi yulaf
1/2 su bardagi kuru üzüm veya çikolata damlası
1/2 su bardagi iri kıyılmış ceviz (arzuya göre)


Oda ısısındaki yagi ve iki çeşit şekeri genişçe bir kapta mikserle, iyice kabarip krema gibi olana kadar cirpalim. Yumurtayi ekleyip cirpmaya devam edelim. Unu, karbonati, tarcini, vanilyayi ve tuzu karisimin içine eleyip tekrar karistiralim. Yulafi da ekledikten sonra, en son ekleyeceğiniz malzemeleri ekleyip karistiralim. (kuru üzüm+ceviz / çikolata damlası ) Katica ve yapiskan bir hamurumuz olacak. Yağlanmamis tepsimize tatli kasigi dolusu kurabiye harcindan alip, baska bir kasık yardimi ile aralikli olarak tepsiye yerleştirelim.
Önceden isitilmis 170 dereceli firinda yaklasik 8-11 dakika kadar, kabarip üstü hafif kizarana kadar pişirelim.
İlk cikardiginizda kurabiyeler biraz yumusak olacaktir. 1 dakika tepside bekletip hafif sertlestikten sonra spatula ile varsa tel izgaraya veya temiz tezgaha alip sogumaya birakalim.

Sevgilerimle,

YALANCI ICLI KÖFTE

Cok sükür canim arkadasim Serap`cigimin (Bir Dilim Bir Tutam) etkinligine yetistim... Esimin hafta ortasi sürekli sehir disinda olmasi dolayisiyla, hafta ici oglum ve kendim icin son derece pratik, daha cok salata, sebze agirlikli yemekler hazirliyor, detaylara hafta sonlari iniyorum, tabii o da evde isek...  Genelde de disarilarda oldugumuzdan, epeydir aklimda olan etkinlik tarifim Yalanci Icli Köfte`yi hazirlamak bugüne sarkti... Umarim sizler de bizim kadar begeniyle tüketirsiniz... Belki sekil olarak degil ama lezzet olarak sahici (yalanciktan olmayan) Icli Köfteden bir farki yok... Tarifi benden, denemesi sizden....

6-8 kisilik;

2 su bardagi ince bulgur
2 orta boy patates (haslanmis)
2 su bardagi kaynar su
2 yumurta
Bir tatli kasigi kirmizi biber
Tuz, karabiber
200 gr. kiyma
Bir adet kuru sogan (orta boy)
50 gr. ceviz (irice kiyilmis)

Önce icli köftenin harcini hazirlayalim. Bunun icin kiyma ile sogani kavurup, icine tuzunu, karabiberini ve irice kiyilmis cevizi ekleyip, bir kenara alalim. Diger tarafta iki su bardagi bulguru, iki bardak sicak su ile islatalim. Biraz beklettikten sonra haslanmis patatesleri icine rendeleyelim... Bir yumurtanin tamamini, ikincisinin de sadece akini ekledikten sonra kirmizi pul biber ve tuz ilave edip, güzelce yoguralim. Yaglamis oldugumuz pyrex bir tepsiye bulgurun önce yarisini güzelce yayalim... Araya kiymali karisimi serip, üzerini geri kalan bulgurla kapatalim... Son olarak ayirdigimiz yumurta sarisini üzerine sürüp, kirmizi pul biber serpelim ve 180 derecedeki firinimizda üzeri kizarincaya kadar  pisirelim... Hazirlanmasi cok kolay olan bu köfte, cayin yaninda da cok iyi gidiyor...

Sevgílerimle, hepinize güzel bir hafta diliyorum.

KALPTEN MÜCVERLER


Sevgilerimle hepinize günaydinlar canim dostlarim, arkadaslarim...

Begenilmek, hediyeleşmek içimizi, kalbimizi simsicak, yumusacik yapan bir histir. Hemde birbirimizi fiziki manada tanimadan, görmeden.... Birinden hediye aldigimizda yüzümüze yayilan o tebessümü, baska bir yerde kolayca yakalayabilmek pek mümkün degildir.... Bu baglamda sevgili blog arkadaslarim Bülbül`ün Yeri ve Aysem Mutfakta`ya, One Lovely Blog Award ödülünü bana da yolladiklari icin  cok teşekkür ediyorum, sagolun, varolun canim arkadaslarim... Hediyelerinizi büyük mutlulukla aldim  ve sakladım. Tekrar  teşekkür ediyor, tüm tebessümler, tüm  güzellikler de sizinle olsun diyorum...

Biliyorsunuz; kuralları geregi  bu ödülü benim de paylastirmam gerekiyor ama ben her zaman yaptigim gibi yine, bütün arkadaşlarımıza yolluyorum.. Diyorum ki, "hepinizi cokkkk seviyorum"......

Simdi sirada yine bir ögle yemegi var oglum icin.... Sebze yedirmenin en güzel yolu.... Biraz süs, biraz tatli söz... Haaa bir de mücver seklinde olmali.... Oglumun bas taci MÜCVER... Bu sefer kizartilarak, hem de kalp seklinde hazirlandi... Gökalp hicbir kalbe "hayir" diyemiyor... Bunlari da büyük bir istahla bitirdi.. Afiyetler olsun canim benim....

Tarifi hepimizin bildigi gibi....

2 orta boy kabak (rendenin ince gözüyle rendelenmis)
4-5 adet taze sogan
2 yumurta
Bir demet dereotu
Bir demet maydanoz
Bir tatli kasigi kuru nane
Bir tatli kasigi tuz
Biraz karabiber
Yarim cay bardagi sivi yag
Yarim paket kabartma tozu
Bir su bardagi un (koyu bir kek hamuru kivaminda olmali, gerekirse biraz daha un ekleyin)


Bütün malzemeler güzelce harmanlaniyor ve en az yarim saat üstü kapali olarak buzdolabinda bekletiliyor ki güzel kabarsin. Daha sonra kizgin yagda kizartilarak, pecetelerin üzerine aliniyor....

Servis sirasinda ise, yaninda da sarimsakli, naneli yogurtla muhtesem oluyor. Himmmmm.

Sevgilerimle,

BEYAZ PAPATYA

Ekim ayini bitirip, saatlerimizin geri alindigi, gündüzümüzün sanki bir saat daha kisaldigi, soguk bir pazar aksamindan hepinize sevgilerimi gönderiyorum.... Su saatleri bir türlü ezberleyemiyorum, ne zaman geri aliniyor, ne zaman ileri... Hep kafam karisir bu günlerde... Gecenlerde radyoda dinledim, bir Amerikali anlatiyor, diyor ki; "hani yaz gelince bahcemizdeki sezlonglari, masalari, saksilari, mangallari ortaya cikartiriz ya, yani bir nevi evimizden ileri süreriz, kisin da ihtiyacimiz olmadigindan geri cekeriz yani evimize aliriz.... Iste ben hep böyle düsünürüm, yaz gelince ileri, kis gelince geri...."

Düsündüm, bana da mantikli geldi.... Sanirim bundan sonra karistirmayacagim, "ileri miydi, geri miydi" diye..... Bu durumdan ne kadar faydalandigimiz da sürekli tartisiliyor ya, o da baska konu.....

Neyse konuyu cok uzatmadan sizlerle, gecen hafta bir arkadasimin istegi üzerine hazirladigim bu dogumgünü pastasini paylasmak istiyorum...



Beyaz seker hamuruyla hazirladigim pastanin ici, kakaolu pandispanya, birinci kat  ahududu jölesi, ikinci kat ise Labne ve bol parca cikolata katilmis pastaci kremasi.... (Aslinda, kesilmis halde bir fotografi da var ama güzel cekilememis, bu yüzden yayinlamak istemedim... ) Pastanin üzerindeki hediye paketinin icinde ise gercek bir hediye sakli... Dogumgünü sahibine cok zarif bir saat alinmis ve benden de bunu pasta gibi saklamam istenmisti... Sonuc olarak aldigim bilgilere göre oldukca eglenmisler, seker hamurunu paketin üzerinden siyirirken... Lezzetinden ise tam not aldigimi söyleyebilirim.... En kisa zamanda kendime de yapacagim bir tane, valla canim cekti........

Sevgilerimle, saglíkli, mutlu, huzurlu bir hafta diliyorum...

CERKEZ TAVUGU

20 gün aradan sonra yine ekranimin basindayim ve yine can dostlarimin arasindayim cok sükür... Güzel anilarla dopdolu bir Istanbul tatilimi daha geride birakip, günlük hayatima geri döndüm. Neler mi var anilarimda? Masmavi gökyüzü ve deniziyle, martilariyla, saraylariyla, ezan sesleriyle, sevdiklerimle, dostlarimla dopdolu bir ISTANBUL... Bir de sevgili blogcu kardesim Azumutfak Atike`min sesi... Canim kardesim, o melek yüzün, o kadife sesinle her daim benimlesin.... Iyi ki seni tanimisim.... Seni cok seviyorum...  

Bugün sizleri, canim yengemin bizler icin hazirladigi o muhtesem yemeklerden bir tanesi ile tanistirmak istiyorum. Cerkez Tavugu.... Eminim hepinizin ayri bir tarifi vardir bu yemek icin... Ben de, yengemin tarifini anlatmak istiyorum izninizle...

Malzemeler;
1 orta boy Tavuk
1 adet sogan
Yarim ekmek ici
2-3 dis sarimsak
Bir su bardagi hafif dövülmüs ceviz
Tuz, karabiber

Tavugumuzu biraz tuz ve bir adet kuru sogan ile hasladiktan sonra, minik minik didikleyelim... Büyükce bir kaba ekmegimizi, kabuklarini ayirip ufalayalim ve tuz, karabiber, ezilmis sarimsak,  ceviz ve de tavuklarimizi ekleyelim. Yaklasik 4-5 kepce (kivamini istedigimiz gibi ayarlayabiliriz) tavuk suyundan da ekleyip güzelce karistiralim. Üzerine de tercihan sivi yagda, söyle bir döndürülmüs pul biber döktükmü isimiz tamamdir.

Bu yemegi servisten bir gün öncesinde hazirlayip buzdolabinda bekletmenizi tavsiye ederim, cünkü bekledikce tadi daha da güzellesenlerden kendileri....

Sevgilerimle,

BESAMEL SOSLU SOMON TABAGI (KISA BIR ARA)



Sevgili arkadaslarim, dostlarim, hepinize öncelikle hayirli Cumalar diliyorum.

Bugün sizlerle, Omega 3 zengini, SOMON BALIGI`nin besamel soslu tarifini paylasmak istiyorum. Tabagimizin icerisi haslama sebzelerle dolu oldugu icin, baligi biraz kalorili hazirlamakta bir mahsur görmedim acikcasi...

500 gr. civarinda olan somon baligi icin, 2 yemek kasigi unu, 2-3 yemek kasigi sivi yagda biraz kavurup, yaklasik iki bardak süt ile besamel sos hazirladim... Sosun besin degerini arttirmak icin icerisine, tuz, karabiber, bolca kaser rendesi haricinde, bir su bardagi kadar haslayip, püre haline getirdigim havucu da ekleyip, bir borcama, dilimlere ayirdigim baliklarin üzerine döktüm... 200 derecelik firinda, yaklasik 20 dakika pisirip, haslama sebzelerle (Brüksel Lahanalari yagsiz tavada, cok kisik ateste, bir kasik yag esliginde hafif kizartildilar) servis yaptim...

Buradaki okullarin Sonbahar tatiline girmesi, bizim de memleketimize kacmamiz icin bir firsat yaratti...   Bu aksam TÜRKIYE`ye (ISTANBUL) ucuyoruz... Bu yüzden 15 gün yayin yapamayabilirim.... Ama bol bol tarif toplayacagimdan emin olabilirsiniz....

Ay sonunda tekrar birarada olabilmek dilegiyle, hepinizi yürekten kucakliyorum....

Sevgilerimle, hos kalin, HOSCAKALIN...

CILEKLI JÖLELI PUDING


Bugün sizlerle, yazdan kalan,  Cilek Jöleli Puding tarifimi paylasmak istedim... Sicak yaz günlerinin ferahlaticisi olan bu tarz pudingler cesitli sunum tarzlariyla, ani misafir baskinlarinin da kurtaricisi oluyor...

Jöleli kismi, cesitli meyvalardan faydalanilarak hazirlanabilir... Mesela simdilerde mandalinalisi harika gidiyor bizim evde.... Pudingini ise, yine, ailece damak tadimiza hitap eden tiremisu tarzi hazirladim...

Puding;

2 su bardagi süt
2 yemek kasigi (tepeleme) un
2 yemek kasigi toz seker (istege göre degistirebilirsiniz)
Bir paket vanilya
Bir paket Mascarpone peyniri veya Philadelphia

Jöle;

1.5 su bardagi su
3 yemek kasigi cilekli granül icecek
2 tatli kasigi nisasta (tercihan Patates Nisastasi)
2 yemek kasigi toz seker

Önce muhallebimizi pisirip, icine peynirimizi katalim, güzelce cirpip,  kuplara pay edelim.. Iyice sogumasini bekledikten sonra, pisirdigimiz jöleyi de (biraz ilinmasini bekleyelim) üzerine döküp, buzdolabina kaldiralim... Servis yapmak istedigimiz zaman, servis tabagimiza ters cikartip, istedigimiz gibi dekore edelim... Isterseniz yanina benim gibi, iki top dondurma yerlestirebilirsiniz... Ama dikkat edin erimesinler, fotograftakiler gibi.

Sevgilerimle,

Ilk gözagrim Seker Ciceklerim

Gecen hafta sonu,  uzunca bir zamandir  ögrenmeyi istedigim, Seker Hamurundan Cicek  modelleme egitimlerine katildim. Oldukca yorucu  gecen, iki yarim günden sonra ortaya, birinci fotograftaki aranjman cikti... Cilgin bir is bu, yapmak icin, yapabilmek icin bu isi cok ama cok sevmek lazim... Ben bayiliyorum seker hamuruyla oynamaya, daha dogrusu herseyden GÜL yapmaya.... Ama asil hayalim, kocaman bir dügün pastasini böyle güllerle donatarak dekore etmek.... Kimbilir belki bir gün kismet olur...



Eve gelir gelmez de, ilk isim kurstan kalan seker hamurumla, elimi alistirmak amaciyla yapmis oldugum asagidaki ikinci calisma oldu. Yaptikca yapasi geliyor insanin inanin... Yaptikca eli daha cok alisiyor... Simdi siz söyleyin, hangi calismam daha iyi görünüyor?


Ben her ikisini de begendim, yalniz evde yaptigim calismamdaki, mavi cicekler biraz daha koyu renk oldu...  Ayrica, kursta ögrenmedigim ama cok sevdigim Inci cicegini de kattim aranjmanima... Eminim, artik bir süre degisik cicekler hazirlamak ve sizlerle paylasmakla gecer günlerim. Hadi bakalim hayirlisi...

Sevgilerimle,

YESIL MERCIMEK KÖFTESI

Yesil mercimek ile hazirladigim bu köftelerin tarifi, internet ortaminda da yayina baslayan SOFRA Dergisi`nin 1996 Ocak sayisindan. Yurtdisina yerlesmeden önce, severek, devamli takip ettigim bir yemek dergisiydi Sofra. Simdi yeniden elimin altinda olmasi beni cok mutlu etti...

Besin degeri, et ile es tutulan ve kolestrolsüz olan bu  köfteler, bircok restaurantta ana yemek olarak sunulmakta. Eger yaninda sarimsakli yogurt ile servis yaparsaniz besin degerini daha da arttirmis olursunuz. Ben yogurdumu cacik seklinde hazirlayip servis yapiyorum.

Tarifine gelince;

2 su bardagi yesil mercimek
1 su bardagi köftelik bulgur
Bir tutam mercankösk
Yarim demet maydanoz
2 dis sarimsak
1 kasik zeytinyagi
1 cay kasigi karabiber

Yesil mercimekleri bir gece önceden, yikayip, suda birakin. Ertesi gün, az suda pisirdikten sonra, bulguru ilave edip karistirin ve biraz cekmesini, sogumasini bekleyin. Daha sonra diger malzemeleri de katarak iyice yogurun. Ne kadar iyi yogurursaniz, köfteleriniz o kadar SIKI olur ve teflon tavada dagilmadan kizartilabilir. Dilerseniz tavaya biraz sivi yag damlatabilirsiniz... ( ben öyle yapiyorum)

Sevgilerimle, tüm deneyenlere afiyetler olsun.

Cevizli (Donut) Lokmalar


Oglumun birkac gündür  donut israrlari nihayet bugün sona erdi... O, donutlarina , ben de mecburen sevgili kalorilerime kavustum... Hamurun fazlasiyla, fotografta gördügünüz cevizli lokmalari hazirladim.. Hani cikolata tek basina yeterince kalori vermez belki diye düsünerek, bir de ceviz ekledim. Ama ceviz masum demistik degil mi,  kolestrolümüzü düsürüyor... Aman ne bahaneler buluyorum kendimi avutmak icin!!!  Ama cok  lezzetli oldular...  Diger donutlarin fotograflarini yarin yayinlayacagim... Hamurumun tarifine buradan ulasabilirsiniz...

Sevgilerimle,

Misir Mücveri


Haftanin bu son gününde sizlerle oglumun ögle yemegini paylasmak istedim.... Bu özel bir tabak degil, sevgili  Binbircesni  arkadasimizin blogunda görüp denedigim Misir Mücverinin denendigi bir tabak. Oglum misirdan pek hoslanmiyor, ben de, bir de bu sekilde deneyeyim, bakalim yiyecek mi diye düsünerek hazirladim mücverimi... Sonuc gercekten memnuniyet verici... Tabagin diger tarafinda da hazir aldigim, firinda pisirilmis balik köfteleri ve haslanmis brokoli var...

Tarif olarak arkadasimizin tarifini  bir yumurta arttirarak aynen uyguladim... Bu yüzden tekrar yazmiyorum... Ama denemenizi öneriyorum... Hem besleyici, hem lezzetli... Misir severler icin tabi...

Sevgilerimle, hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum...

PIZZA


Bugün sizlerle, arsivimde bulunan bir pizza tarifimi paylasmak istedim... Evde az az kalmis sebzeleri tüketmenin bence en iyi yolu böyle bir pizza hazirlamak.... Hatta biraz da sosis katkili...

Hamurun hazirlanmasi icin;

7 gr. Kuru maya,
125 ml. ilik su,
1 tatli kasigi seker karistirilarak 10 dakika bekletilir....

500 gr. un
1 tatli kasigi tuz
1 yemek kasigi seker karistirilir ve üzerine mayali karisim ile,

60 ml. sivi yag
200 ml. ilik su
100 ml ilik süt dökülerek iyice karistirilip yogurulur... Özlü bir hamur hazirlanir. Hafif ilik bir yerde hacminin iki kati olana kadar bekletilip, kullanilacak tepsiye el yardimiyle acilir... Catalla her yeri güzelce delinerek, önce, sarimsak ve tuz-karabiber-pizza baharati ile tatlandirilmis domates salcasi, sonra da rende peynirin dörtte ücü güzelce yayilir... Sonra istediginiz malzemeler, istediginiz sekilde yerlestirilip, en üste tekrar rende peynir serpilir ve önceden 175 dereceye isitilmis firinda yaklasik 40 dakika pisirilir....

Eger pizzanizi hemen yiyemeyecekseniz, iyice soguduktan sonra strece sarip derin dondurucuya kaldirabilirsiniz.... Yiyeceginiz zaman 10 dakika isitmaniz, yeterli olacaktir.

Afiyetler olsun...